YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43066
KARAR NO : 2017/24312
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı … Belediyesi’ne bağlı mezbahada 31/12/2014 tarihine kadar kayden alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili, öncelikle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hizmet alım sözleşmesi yüklenicilerinin işçisi olduğunu, diğer taraftan mezbahanın ve bu işyerine ilişkin yapılan hizmet alım sözleşmesinin,… Büyükşehir Belediyesi’ne 24/06/2014 tarihi itibariyle devredildiğini, dava konusu alacak taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 17/02/2016 tarihli ilamıyla, tarafsız bir bilirkişiden yeniden rapor alınması gerekliliğiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek, yapılan yargılama neticesinde yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Eldeki davada, 29/09/2011-31/12/2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları talep edilmektedir.
Mahkemece, davacı işçinin 29/09/2011-31/12/2014 tarihleri arasında, davalı asıl işveren …’na ait işyerinde, alt işveren işçisi olarak çalıştığı, davalı … ile hizmet alım sözleşmesi yüklenicileri arasında geçerli asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek, dava konusu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.Dosya kapsamına göre, davacı işçinin, 29/09/2011 tarihinde, davalı asıl işveren …’na ait olan mezbaha işyerinde, alt işveren işçisi olarak çalışmaya başladığı sabittir. Ne var ki, çalışmanın geçtiği mezbaha işyeri, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, 24/06/2014 tarihi itibariyle … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilmiştir. Ayrıca, yine bu tarih itibariyle mezbaha işyerinde yürürlükte bulunan hizmet alım sözleşmesinin de, …Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredildiği anlaşılmaktadır. Davacının, bahse konu mezbahada alt işveren işveren işçisi olarak çalışmaya devam ederken, 31/12/2014 tarihinde ihale süresinin bitimi sebebiyle iş sözleşmesi sona ermiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, 29/09/2011-24/06/2014 tarihleri arasında asıl işverenin …; 24/06/2014 tarihinden, fesih tarihi olan 31/12/2014 tarihine kadar ise, asıl işverenin dava dışı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı …, devreden asıl işveren sıfatıyla, 29/09/2011-24/06/2014 tarihleri arasındaki çalışma süresi ve 24/06/2014 tarihindeki ücret miktarıyla sınırlı olmak üzere, davacı işçinin kıdem tazminatı alacağından sorumludur. Ayrıca, yine bu çalışma süresiyle sınırlı olmak üzere, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından da sorumluluğu bulunmaktadır. Yıllık izin ve ihbar tazminatı alacaklarından ise, devir tarihi olan 24/06/2014 tarihi itibariyle bir fesih söz konusu olmadığı için sorumlu değildir. Mahkemenin, bu yönlere aykırı olan kabulleri hatalıdır.Taraflar arasında çözümlenmesi gereken bir diğer uyuşmazlık, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı noktasındadır.
Mahkemece, davacı tanıkları beyanlarına itibarla, davacının tüm dini bayramlarda çalıştığı kabul edilerek, genel tatil ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dinlenen her iki davacı tanığının da davası bulunması sebebiyle husumetli oldukları anlaşılmakta olup, salt husumetli tanık beyanlarına dayanılarak sonuca gidilmesi hatalıdır. Diğer taraftan, emsal dava dosyasında ( … 2. İş Mahkemesi’nin 2015/260 esas sayılı), iş bu davanın davacısı işçinin, davacı tanığı sıfatıyla dinlendiği ve beyanında sadece kurban bayramında bir gün çalışıldığını ifade ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu emsal dava dosyasında dinlenmiş davalı tanıkları da, sadece kurban bayramında bir gün çalışıldığını beyan etmişlerdir. Açıklanan bu hususlara göre, sadece kurban bayramında bir gün çalışıldığı esas alınarak genel tatil ücreti alacağı hesaplanmalıdır. Yukarıdaki bentte açıklanan bozma sebebi de gözardı edilmeyerek, hesaplama 29/09/2011-24/06/2014 tarih aralığı ile sınırlı olmak üzere yapılmalıdır. Ardından şimdiki takdiri indirim de uygulanarak sonuca gidilmelidir.Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.