YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1689
KARAR NO : 2023/405
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2017/861 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/3038 Esas, 2020/2135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının a, b ve e bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen 300 gün adli para cezasının, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesiyle 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.01.2021 tarihli ve 2020/76512 sayılı sair hususlar incelenmeksizin basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu bulunduğundan bahisle bozma görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın kusurunun bulunmadığından bahisle, bölge adliye mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Katılanın temyiz istemi, sanığın eylemini kasıtlı olarak gerçekleştiğine,
3.Sanığın temyiz istemi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince, Kocadere mevkiinde, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, …’ye ait bahçede sanığın yevmiye karşılığı yanında … ile birlikte kayısı ağaçlarını domuzlardan korumak amacıyla nöbet tuttukları esnada, ağaçların arasından bir çıtırtı sesi duyduğunu, hayvanın kaçması için üç kere bağırmasına karşın sesin yaklaşmaya devam ettiğini bunun üzerine elindeki av tüfeğiyle bir el ateş etmesiyle, fişeğin isabet ettiği katılan …’in vücudunda 6. dereceden kemik kırığı oluşacak, hayati tehlikeye girecek ve sol alt ekstremite fonksiyonlarının sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanması şeklinde meydana geldiği kabul edilen olayda, bilirkişi raporunun olayın oluşuna uygun olduğu kanaatine varılmış, olayın meydana geldiği yerin çevresinde yerleşim yeri bulunmaması, olayın meydana geldiği saat itibariyle görüş imkanının olmaması, cezaevi firarisi olan müştekinin ağaçlar arasında saklanması, ses vermemesi hususları birlikte gözetildiğinde sanığın kusuru bulunmadığının anlaşıldığı gerekçe gösterilerek sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
2.19.06.2017 tarihinde saat 07.30’da iki Jandarma Uzman … tarafından tanzim edilen tutanakta, sanığın taksirle yaralama suçunda kullandığı huğlu marka, 12 mm çapında, 89272 seri numaralı, çifte kırma ruhsatlı içi boş av tüfeğinin ve bir adet sterlino marka 12 cal 70 mm boş kovan fişeğinin sanık tarafından kendilerine teslim edildiği bildirilmiştir.
3.Katılanın kati adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
4.Sanık aşamalarda olay esnasında yanında bulunan tanıklar … ve … ile uyumlu şekilde gece 04.00 sıralarında kayısı ağaçlarına domuzların zarar vermemesi amacıyla üç kişi nöbet tuttukları sırada, ağaçların arasından bir çıtırtı sesi duyduğunu, hayvanın kaçması için üç kere bağırmasına karşın sesin yaklaşmaya devam ettiğini bunun üzerine elindeki av tüfeğiyle bir el ateş ettiğini, sonrasında vurulanın insan olduğunu fark edince ambulansı aradığını, kendisinin olayda etken kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
5.Yargılama aşamasında bir … güvenliği uzmanı, bir olay yeri uzmanı, bir avcılık uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetince tanzim olunan raporda, olayın meydana geldiği yerin Kocadere mahallesine 1200 metre uzaklıkta olduğu, gece saatlerinde bölgede ışıklandırmanın bulunmadığı ve ağaçlar nedeniyle görüş imkanının olmadığı, olay saatinde o bölgeden insan geçme ihtimalinin imkansızlığı, müştekinin yaklaşma şekli ve geliş zamanı dikkate alınarak sanığın müştekiyi domuz zannederek ateş etmesinin normal sayılacağı dolayısıyla olayın meydana gelmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı, müştekinin tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsiz bulunmuştur.
1.Bölge Adliye Mahkemesince, komşusu tanık ile birlikte, kayısı bahçesine girerek zarar veren domuzları avlamak için bahçede pusu kuran sanığın, beklemekte oldukları yere yakın bir noktadaki ağaçların arasından hışırtı seslerinin gelmeye başladığını, seslerinin giderek arttığını ve sesi çıkaran canlının kendilerine doğru geldiğini görünce sesin geldiği tarafa doğru seslenmeden, avını görmeden, olayın meydana geldiği 19.06.2019 günü saat 04.30 itibarı ile ses çıkaran canlının ne olduğunu tespit etme imkanı olduğu halde gelenin domuz mu ya da insan mı olduğunu tam netleştirmeden ve sesin bir insana ait olabileceğini düşünmeden av tüfeği ile bir el ateş ederek katılanın yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda; sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir şekilde davranarak katılanın yaralanması ile sonuçlanan olayın oluşumuna asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğinin kabulü ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Sanığın Bölge Adliye Mahkemesince talimatla aldırılan beyanında, … ile birlikte …’nin köye uzak olan tarlasında sabah saat 04:30 sıralarında domuzların mahsullere zarar vermemesi için beklediklerini, domuz geldiğini düşünerek karanlıkta silahla ateş ettiğini, öncelikle beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediğini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, sanığın taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca hakkında beraat kararı verildiği, katılanın kararı istinaf etmesi üzerine sanık hakkındaki … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2017/861 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararının kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının a, b ve e bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 6000 TL adli para cezası mahkumiyetine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının d bendi gereğince 28.02.2019 tarihinden sonra ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararlarının temyize tabi olduğu anlaşılmakla inceleme yapılmıştır.
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
2.5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesince yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesince, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde Mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğunun anlaşılması karşısında bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
3.Bilirkişi raporu, tanık beyanları, taraf anlatımları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde bulnmamıştır.
4.Tanık beyanları, taraf anlatımları, olayın gerçekleşme şekli, tarafların arasında husumetin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemini kasıtla gerçekleştiğine dair emareye rastlanmadığından, katılanın bu husustaki temyiz istemi reddedilmiştir.
5.Tüm dosya kapsamından, sanığın sesin bir insana ait olabileceğini düşünmeden, canlının insan yahut hayvan olup olmadığını kesinleştirmeden av tüfeği ile bir el ateş ederek katılanın yaralanmasına kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşıldığından sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz istemi uygun görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/3038 Esas, 2020/2135 Karar sayılı kararında sanık, katılan ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.