YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5776
KARAR NO : 2021/8812
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan ‘’Basit Yargılama Usulü ‘’ başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ‘’ Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra para cezasının ve/veya üst sınırın 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir’’ şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın adli para cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde TCK’nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği, hakkında yükümlülük kararı belirlenmeyen ve yeniden suç işleyen sanık hakkında, daha önce verilen hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının yasal zorunluluk bulunmadığı halde bozma sonrası adli para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi yerine, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halindeyken, trafik memurlarınca yapılan kontrolde 1,61 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik incelemeye, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın alkol etkisinde bir kural ihlali yapıp yapmadığına ilişkin bir tespitin olmadığına, kararın
usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.