YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6273
KARAR NO : 2022/10366
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddine dair Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 03.01.2019 tarihli, 2018/2939 Esas, 2019/27 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağını oluşturan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/171-2017/84 sayılı ceza dava dosyası kapsamında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan davacı şirkete ait 10.555 düzine “…” marka sütyen cinsi eşyasına 18/09/2015 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonucunda davacı şirketin yetkililerinin beraatine ve el konulan eşyaların müsaderesine yer olmadığına, ürünün transit rejimine tabi olması ve henüz millileştirilmiş durumda olmaması nedeniyle ürünle ilgili gümrük mevzuatına göre işlemlere devam edilmesine ve gümrük mevzuatına göre işlemler tamamlandıktan sonra ilgilisine iadesine, ancak ürünün …’e teslim edilmiş olması nedeniyle ürün tasfiye edilmiş ise bu kez tasfiye bedelinin kendisinden el konulan Kizo Trans Limited Şirketine iadesine hükmedildiği, hükmün 21/04/2017 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK hükümlerine tabi olduğu ve süresinde açıldığı anlaşılmakla,
Davacının 400.000 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, … Tasfiye İşletme Müdürlüğü tarafından verilen 26/12/2017 tarihli yazı cevabında söz konusu eşyaların 229.000 TL bedelle ihale edildiği ve yapılan ayrıştırma sonucu davacı adına 212.037,04 TL üzerinden emanete alındığı, tasfiye yönetmeliği 64/4.c maddesi gereğince söz konusu bedelden Gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi ve KDV bedelleri mahsup edildikten sonra 11.586,37 TL ana para ve 35.092,13 TL faiz bedeli olarak toplam 35.092,13 TL’ nin bildirilen hesap numarasına yatırıldığının belirtildiği, buna ilişkin belgenin dosyaya ibraz edildiğinin görüldüğü, iddia hakkında alınan 13.03.2018 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; maddi zarar oluşmadığı yönünde görüş belirtildiği, ayrıca davacı tarafından tanzim edilen vergiler hakkında açılan iptal davası hakkında … 2. Vergi Mahkemesine yazılan müzekkere cevabında; 23/02/2017 tarih, 2016/655 Esas ve 2017/151 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği istinaf başvurusu nedeni ile dosyanın kanun yolu aşamasında olduğu ve kararın kesinleşmediğinin bildirildiği, bu kapsamda her ne kadar davacı tarafından el konulan eşyaların tasfiye bedeli açısından zarara uğradıklarından bahisle tazminat talebinde bulunmuş ise de, yapılan yargılama neticesinde yukarıda izah edilen belgeler ışığında davacı tarafından zarara uğramasına neden olduğunu iddia ettiği idari işlemler hakkında … 2. Vergi Mahkemesi nezdinde dava açtığı, açılan davanın kabul ile sonuçlandığı, bu nedenle davacının gerek şu aşamada gerekse söz konunu kararın kesinleşmesi akabinde uğranıldığı iddia olunan zarar bedelini ve faizini ilgili kurumdan talep edebileceği, böylece mahkememizde açılan dava konusunun davacı ile ilgili kurum arasındaki bir husus olduğu ve bu noktada yaşanacak sorunlarında hukuki ihtilaf olacağı görülmekle, ortada uğranılan bir zarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacı şirkete ait el konulan eşyaların mahkemece iadesine karar verilmesinin ardından Gümrük Müdürlüğünce tasfiye bedelinin gümrük işlemleri sonrasında belirlenen vergiler nedeniyle eksik iadesine yönelik uyuşmazlığın davacı ile idare arasında halli gereken İdari Yargı mercilerini ilgilendirilen hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunda tereddüt bulunmamakla birlikte, davacıya ait el malların el koyma tarihindeki piyasa fiyatının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek piyasa fiyatı üzerinden hesaplanan bedel ile tasfiye sonucu elde edilen satış bedeli olan 229.000 TL bedel arasında fark bulunması halinde bu bedelin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 03.01.2019 tarihli, 2018/2939 Esas, 2019/27 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Kilis Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.