YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8156
KARAR NO : 2023/624
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2017 tarihli ve 2017/177 Esas, 2017/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2017/3972 Esas, 2019/2593 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2021 tarihli ve 2020/5665
sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, kaza sebebiyle kusurlu olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçesinde “Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 42 KY 420 plakalı otomobili ile … merkezden sokak içerisinde seyir halinde iken kavşağa giriş yaptığı, karşı sokağa geçmek için orta refüj aralığında bulunduğu sırada geçmek istediği sokağı takiben seyirle refüj aralığına gelip dönüş yapan bir kamyonetin arkasından dar bir kavisle sola dönüş yaparak caddeye girip yapmak isteyen, sürücü belgesi olmayan tescilsiz, kendi beyanına göre de o anda çalışmayan üstünde ayak yordamıyla hareket eden motosiklete sanığın çarptığı, bu şekilde mağdurun basit yaralandığı olayda; müşteki tarafın kendisini vekille temsil ettirdiği, davaya müdahil olarak katıldıkları, sanık hakkında şikayetlerini yineleyerek cezalandırılmasını istedikleri, sanığın savunmasında olayda kusurunun olmadığını, kurallara uygun kavşak geçişi sırasında mağdurun kavşakta bekleyen kamyonetin arkasından aniden çıktığını, kendisinin arabasının ön farına çarptığını, kontrolsüz çıkış yaptığını savunduğu, nitekim katılan müdahilin bölünmüş yoldan karşıya geçerken motorunun arızalı olduğunu, üzerinde itekleyerek geçmeye çalışırken bir kamyonetin yanından geçtiği sırada sanık yönetimindeki aracın kendisine çarptığını ileri sürdüğü, kendisinin sürücü belgesinin olmadığı, motorun tescilsiz olduğu, kurallara aykırı hareket edenin kendisi olduğu, nitekim son merci konumundaki … Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporunda da sanığın kusursuz olduğunun saptandığı, … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi rapor içeriğine de itibar edilerek sanığın dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği olayda kusurlu bir hareketi olmadığından beraatına karar vermek sonuç ve kanısı ile aşağıda gösterilen hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
2. Sanığın alınan savunmasına “Olay tarihinde sevk ve idaremdeki 42 KY 420 plakalı otomobille Poyraz Köy sokaktan çıkıp bölünmüş yol olan Selçuklu Caddesine girmek üzere kavşağa girdim. Karşı sokağa geçecektim, tam bu aşamada yolun ortasında başka bir kamyon bekliyordu ben devam ettim aniden kamyonun arkasından motosikletle mağdur olan kişi çıktı. Arabamın tam sol ön far kısmına çarptı ve bu şekilde kaza meydana geldi. Benim kesinlikle kurallara aykırı bir durumum yoktur. Dikkatli bir şekilde geçiyordum. Motosikletli aniden kontrolsüz şekilde çıktı. Olayda benim bir kusurumun olmaması gerekir. ” şeklinde savunmada bulunduğu görülmüştür.
3. Kaza sebebiyle yaralanan katılan …’ın alınan beyanında “Olay tarihinde bölünmüş yoldan karşıya geçecektim, çünkü motorum arızalıydı. Ayaklarımla itekliyordum. Yol boştu. Sağımı solumu kontrol ettim. Tekrar itekleyerek geçmeye çalışırken ortada bir kamyonet vardı. Aniden onu geçerken sanık yönetimindeki … çıktı, bana çarptı. Ayağımdan hafif yaralandım. Şu anda bir şeyim yok. Fakat şikayetçiyim, Motorun üzerindeydim, çalışmıyordu. Bölünmüş yoldan karşıya ayaklarımla itekleyerek götürmeye çalışıyordum. O an için bölünmüş yolda da bir geçiş trafik ışığı veya yerde yaya geçiş beyaz bandı yoktu.” şeklinde beyanda bulunduğu, aşamalarda sanık hakkında şikayetçi olduğu, katılma talebinde bulunduğu ve uzlaşmayı kabul etmediği görülmüştür.
4. … Numune Hastanesi tarafından düzenlenen 03.09.2016 tarihli geçici adli rapora göre katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlikeye neden olmayacak ancak sağ tibia kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtildiği, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 13.03.2019 tarihli kati adli rapora göre ise kırığın 4. derece olduğunun bildirildiği görülmüştür.
5. Soruşturma aşamasında kolluk güçlerince tanzim olunan 03.09.2016 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın idaresindeki otomobili ile bölünmüş yoldan sola dönüş yapmakta olan başka bir kamyonetin önünden sağa sola manevra yaparak karşı yola geçiş yaptığı esnada aracının ön kısmı ile karşı istikametten gelip sola dönüş yapan kamyonetin arkasından kontrolsüz olarak dar kavisle dönüş yapan katılanın idaresindeki motosiklete çarptığı kazada; sanığın Karayolları Trafik Kanununun 67 nci maddesinde belirtilen “manevraları düzenleyen kurallara riayet etmeme” kuralını ihlal ettiği; katılanın ise aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinde belirtilen “sola dönüş kurallarına riayet etmemek ve geniş kavisle dönüş yapacağı yerde dar kavisle dönüş yapmak” kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği görülmüştür.
6. Yerel Mahkemece yapılan yargılama sırasında dosyaya eklenen … Trafik İhtisas Dairesinin 08.06.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sürücü belgesiz sürücü …, yönetimindeki tescilsiz motosiklet ile Kurtbey Sokağı takiben seyirle olay yeri kavşağa giriş yapıp, sola dönüş yaparak Selçuklu Caddesi’ne giriş yapmak istediğinde, dikkatli olması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda, geniş bir kavisle sola dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, dönüş yapan bir kamyonetin arkasından dar bir kavisle sola dönüş yapması sonucu, sürücü … yönetimindeki “42 KY 420” plaka sayılı otomobil ile çarpışmalarına sebebiyet verdiği olaydaki dikkatsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, sürücü …’in, bu oluş şartlarında meydana gelen kazada, dosyadaki mevcut verilere göre, hatalı herhangi tutum ve davranışı görülmediğinden, sonuçta atfı kabil kusuru olmadığı belirtilmiştir.
7. Mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılama sırasında dosyaya eklenen Karayolları Genel Müdürlüğü Bilirkişi Heyeti Raporuna göre ise, sanık sürücü …’in, yönetimindeki 42 KY 420 plakalı … ile seyrettiği meskun mahalde olay mahalli kavşağa yaklaştığı esnada hızını trafiğin, hava ve yol koşullarının gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kavşaktan geçişi esnasında kavşak ortasında sola dönüş yapmak için duran kamyoneti fark etmesine rağmen görüşü kısıtlı olduğu halde hızını azaltmadığı ve yola gereken dikkatini vermediği anlaşılmış olup, dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52 nci ve 67 nci maddesinde bulunan kuralları ihlal etmesi nedeniyle dava konusu trafik kazasının meydana gelmesınde tali kusurlu, katılan tescilsiz motosiklet sürücüsü …’ın, yönetimindeki arızalı … ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53 üncü ve 57 nci maddelerimdeki kurallara aykırı olarak dikkatsiz bir şekilde kavşağa girdiği ve sola dönüşü esnasında görüş alanında dönüş için duraklama yapan kamyoneti fark etmesine rağmen, yolun uygunluğunu ve boş olduğunu kontrol etmeyerek devam ettiği, kavşaktan geçiş yapan motorlu taşıtlara geçiş hakkını vermediği, dolayısıyla aynı Kanunun 84 üncü maddesinde yer alan trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden (h) bendindeki (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) kuralını ihlal etmesi nedeniyle dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, dosyasında mevcut Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen kazanın gerçekleşmesindeki etkenlere ve yapılan kural ihlallerine iştirak edildiği, 08.06.2017 tarihli … Grup Başkanlığı, Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen raporda belirtilen 42 KY 420 plakalı … sürücünün kusursuz olduğu yönündeki görüşün, kavşaktaki mevcut trafik şartları altında sürücünün yeteri kadar yola dikkatini vermediği değerlendirildiğinden isabetli görülmediği belirtilmiştir.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi gerekçesinde “…Olay günü sanık …’in, yönetimindeki araçla seyrettiği meskun mahalde olay mahalli kavşağa yaklaştığı esnada hızını trafiğin, hava ve yol koşullarının gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kavşaktan geçişi esnasında kavşak ortasında sola dönüş yapmak üzere duran kamyoneti fark etmesine rağmen görüşü kısıtlı olduğu halde hızını azaltmadığı ve yola gereken dikkati vermediği, katılanın motosikletine çarparak katılanın kemik kırığına neden olacak ve kırığın hayati fonksiyonlarına etkisinin 4 (dört) ağır derecede etkileyecek nitelikte yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce de oluş ve dosya kapsamına uygun kabul edilen 06/02/2019 tarihli üç kişilik bilirkişi raporuna göre, sanığın olayda tali kusurlu olduğu, bu şekilde sanığın taksirle yaralama eyleminin sübut bulduğu kabul edilmiştir.
Suçun işleniş şekli, katılandaki yaralanmanın niteliği, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK’nın 89/1.maddesinde yer alan adli para cezası tercihle temel cezadan uzaklaşılması, katılanın vücudunda kemik kırığı meydana gelmesi gözetilerek aynı Yasanın 89/2-b. Maddesi gereğince cezanın artırılması, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiği vicdani kanaatına varılarak yeni bir hüküm kurulmuştur…” denilmiştir.
II. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 13.42 sıralarında sanığın idaresindeki otomobili ile yerleşim yerinde, bölünmüş, eğimsiz, düz, kuru yüzeyli asfalt kaplama yolda, gündüz vakti, açık havada seyirle olay yeri kavşağa giriş yapıp yolun karşısındaki sokağa geçmek üzere refüj aralığında bulunduğu sırada, refüj aralığına gelip, dönüş yapan bir kamyonetin arkasından dar bir kavisle sola dönüş yaparak Selçuklu Caddesi’ne giriş yapmak isteyen sürücü belgesiz sürücü …’ın yönetimindeki tescilsiz motosiklet ile çarpıştığı, Olay ve Olgular başlığı altında (5-7) numaralı paragraflarında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporlara göre sanığın seyrettiği meskun mahalde olay mahalli kavşağa yaklaştığı esnada hızını trafiğin, hava ve yol koşullarının gerektirdiği şartlara uydurmaması, kavşaktan geçişi esnasında kavşak ortasında sola dönüş yapmak için duran kamyoneti fark etmesine rağmen görüşü kısıtlı olduğu halde hızını azaltmaması ve yola gereken dikkatini vermemesi sebebiyle tali oranda olduğunun belirlendiği, kusur tayininin oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2017/3972 Esas, 2019/2593 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.