Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9977 E. 2023/472 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9977
KARAR NO : 2023/472
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 25.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; öğrenci olan müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 31.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 09.09.2016 tarihinde tutuklandığını, 02.02.2016 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, 147 gün haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 12.847,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 10.05.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yasal süresinde açılıp açılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının zararını belgelendirilmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kısmen kabul kararı verildiği takdirde karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, davacı vekilinin vekaletnamesinin özel yetki içerip içermediği kontrolünün sağlanması ile içermediğinin tespiti halinde reddi gerektiğini öne sürmüştür.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2017/201 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/3176 Esas, 2017/2897 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5…. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/3176 Esas, 2017/2897 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2021/4250 Esas, 2022/5555 Karar sayılı kararı ile; istinaf merci gerekçeli kararının ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğinin sağlanması amacıyla tevdiine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat hesabına avukatlık giderlerinin de eklenmesi gerektiğine, asgari ücret hesabının hatalı hesaplandığından maddi tazminatın eksik olduğuna,

2. Davacının ağır bir suçlama ile yargılandığını, kendisine toplumda terörist gözüyle bakıdığını, haklarının ihlal edildiği, aynı dosyada yargılanan sanıklara hükmedilen tazminatlar nedeniyle eşitsizlik ilkesine aykırı davranıldığından manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/326 Esas – 2017/27 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 31.08.2016 – 02.02.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.02.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, 6.698,30 TL maddi 6.700,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın eksik hesaplama yapıldığından 6.835,15 TL olması gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 8.000,00 TL’ye yükseltilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/326 Esas – 2017/27 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 31.08.2016 tarihinde gözaltında kaldığı, 09.09.2016 – 02.02.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, toplam 147 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.02.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak “6.353,2” TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken maddi tazminatın fazla tayini temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Hükmedilen maddi tazminat yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/3176 Esas, 2017/2897 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.