YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17658
KARAR NO : 2023/407
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2016 tarihli ve 2015/99515 Soruşturma, 2016/6180 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli, 2016/171 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılanın fuhuş suçundan beraat ettiğine ve dolayısıyla sanığın üzerine atılı iftira suçunun oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, yanında masöz olarak çalıştığı katılanın kendisine zorla fuhuş yaptırdığına, yapmak istemediğini söylemesi üzerine de görüntülerinin olduğunu söyleyerek bu görüntüleri eşine vereceğinden bahisle şantajda bulunduğuna dair şikayeti üzerine katılan hakkında fuhuş ve şantaj suçlarından dava açılmasına ilişkindir.
2. İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli ve 2012/884 Esas, 2013/103 Karar sayılı kararı ile katılanın atılı suçları işlediğine dair tam bir vicdani kanaate varılamadığından “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi göz önünde bulundurularak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ve 2012/884 Esas, 2013/103 Karar sayılı kararı ve bu dava dosyasında yazılı deliller ile bu dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın iddialarına ilişkin açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde katılan hakkında “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesinin … başına iftira suçunun oluşması için yeterli olmadığı gözetilerek; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli, 2016/171 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.