Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9980 E. 2023/668 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9980
KARAR NO : 2023/668
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 23.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; avukat olan müvekkilinin kimliğinin kullanılmış olması sebebi ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan hakkında soruşturma başlatıldığını, bu nedenle müvekkili hakkında yakalama kararı çıkartıldığını, müvekkilinin önceki açık adresine emniyet görevlilerinin gittiği, tabelada avukat olduğunun yazıldığının görülmesi üzerine durumun savcılığa bildirildiğini, Başsavcılık tarafından müvekkilinin çalıştığı kuruma haber verilerek ifadeye çağrıldığını, ayrıca zabıt katibinin de müvekkilini arayarak ifadeye çağrıldığını, ifadeye gittiğinde davacı müvekkilinin kimlik fotokopisinin kendisine ait olduğunun tespit edildiği, yapılan soruşturma neticesinde müvekkili hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin böyle bir soruşturmada şüpheli sıfatıyla yer almasının bireysel ve mesleki onurunu zedelediğini, kendisini derinden yaraladığını, maddi ve mesleki açıdan önemli kayıplara neden olduğunu, müvekkili hakkında emniyet birimleri tarafından açık adresinin bilinmesine rağmen tebliğ ya da herhangi bir evrak gönderilmeden yakalama kararının çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline yakalandığı ve yakınlarına bildirebileceği bilgisinin verildiği ancak yakınlarına bildirim yapılmadığı, soruşturma işleminin uzun sürdüğünü, suçun ağırlığı nedeniyle … yerinde söylemlerin olması nedeniyle çalıştığı kurumdan istifa etmek zorunda kaldığını, yeni işi için masraflarının olduğunu, soruşturma nedeni ile vekalet ücreti ödediğini, açıklanan nedenlerle 164.326,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 14.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerinde açılmadığını, davacı lehine tazminat istemenin koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı vekilinin vekaletnamesinin tazminat davası açma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacıya uygulanan tedbirin yargılama önlemi olduğundan idareye kusur izafe edilmemesi gerektiğini, davacının kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına neden olduğundan tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, derdest dosya araştırmasının yapılması gerektiğini, faiz ve faiz başlangıç tarihinin haksız olduğunu, öne sürmüştür.

3…. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,12.07.2017 tarihli ve 2017/72 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/3138 Esas, 2017/3158 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5…. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/3138 Esas, 2017/3158 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2021/4201 Esas, 2022/5566 Karar sayılı kararı ile; istinaf merci gerekçeli kararının ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğinin sağlanması amacıyla tevdiine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkili hakkında kimlik bilgilerinin suçta kullanılması nedeniyle soruşturma başlatılıp takipsizlik kararı verildiği, hakkında adresi bilinmesine rağmen herhangi bir belge düzenlenmeden hukuka aykırı yakalama evrakı düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun 141 ve devamında yakalamanın eylemli olmasından değil hukuka uygun yakalama şartlarının da gerçekleşmiş olmasının gerektiği, müvekkilinin ifadesinin alındığı, maddi ve manevi zarara uğradığı, bu nedenle tazminat davasının kabulü gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4737 Souşturma sayılı dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yapılan yargılama sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, suç tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu, davacı hakkında aynı konu ile ilgili başkaca dosya bulunmadığını, davacı hakkında herhangi bir yakalama evrakı bulunmadığını, davacının söz konusu dosyada ifadesinin alınması için 18.02.2013 tarihli kolluk memurlarının düzenlemiş olduğu tutanağa göre davacının adresine gidildiğinde avukat olması sebebiyle durumun görevli ve yetkili Cumhuriyet savcısına bildirildiği ve daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının ifadesinin alınması için savcılığa telefon marifetiyle davet edildiği ve aynı gün ifadesinin alındığı ve serbest bırakıldığı, 5271 sayılı kanun 141 ve devamı maddelerine göre, haksız koruma tedbirleri sebebiyle tazminat talebinde bulunabilmek için, kişi hakkında tutuklama, yakalama, arama, gözaltına alma gibi haksız bir koruma tedbirinin uygulanması gerektiğini, davacıya soruşturma dosyası kapsamında tazminat davasına konu olabilecek herhangi bir haksız koruma tedbirinin uygulanmadığı, davacı şuç soruşturması kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına davet edilip, ifadesinin alınmasından sonra serbest bırakıldığını, dolayısıyla davacı hakkında herhangi bir haksız koruma tedbirinin uygulanmaması sebebiyle tazminat davasının koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4737 Souşturma sayılı dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yapılan yargılama sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, bu hükmünün 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
5271 sayılı Kanun 141 maddesi 1 inci fıkrasının e bendi gereğince “Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen” kişilerin tazminat isteyebilecekleri hususu dikkate alınarak, davacının haksız yakalama, gözaltı nedenine dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğu, tazminat talebinin dayanağı olan dosyada davacı hakkında yakalama ve gözaltı evrakı düzenlenmediği, davacının olay nedeniyle şikayetçi olduğu müşteki beyanında kendisinin de ifade ettiği üzere ifade vermek üzere telefon ile aranarak çağrıldığını, ifadesinin alınarak serbest bırakıldığının anlaşılması karşısında davacı hakkında fiili olarak yakalandığı veya gözaltına alınmadığı bu nedenle tazminat isteme koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/3138 Esas, 2017/3158 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.