Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15389 E. 2015/18811 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15389
KARAR NO : 2015/18811
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK’nın 808/1. maddesine göre; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği, ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Çekin bankaya süresinde ibraz edildiğinin, belge üzerine yazılan şerh ile ispat edilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, bilahare bankadan alınan yazıya göre ibraz edilip edilmediğinin tespiti mümkün değildir.
Somut olayda takibe konu 05.02.2014 keşide tarihli çekin ibraz kaşesinde, ibraz tarihi bulunmadığı görülmüş olup, alacaklı, TTK’nın 796 ve 808. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybetmiştir. Bu durumda takip dayanağı belge kambiyo senedi vasfını taşımamaktadır.
İİK.nun 170/a-2. maddesine göre, icra mahkemesi, süresinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulüne uygun olarak kendisine intikal eden işlerde takibin dayanağı olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
O halde, mahkemece, borçlu hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken; borçlunun imzaya itirazının esasının incelenerek, imza itirazının kabulü ile borçlu aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar, alacaklı tarafından temyiz edildiğinden, aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince, bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
Ancak, mahkemece, öncelikle alacaklının, kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip hakkının bulunmaması nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme bulunmadığından, alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 12.08.2014 tarih ve 2014/105 Esas, 2014/402 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 3. bendinde yer alan ”Takibe konu asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 43.775,48 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ve 4. bendinde yer alan “Takibe konu asıl alacağın %10’u oranında hesaplanan 21.887,74 TL para cezasının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” şeklindeki cümlelerin karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.