YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15394
KARAR NO : 2015/27394
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2015
NUMARASI : 2014/1473-2015/59
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, takip talebinde borçlunun Y.. E..-EMKA Bankacılar Sitesi yönetimi olarak gösterildiği, ödeme emri tebligatının yönetici Y.. E..’e yapıldığı, itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, borçlu Y.. E..’in şahsi mallarına haciz konulduğu, bu hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesinde yöneticinin görevleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu görevler ana gayrimenkulun yönetimi ile ilgili olup, yönetimin gerektirdiği ortak giderleri yapmak yetkisini de içermektedir. Yönetici, yasadan aldığı temsil yetkisine dayanarak çeşitli sözleşmeler kurabilir. İşte bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yönetici dava açabileceği gibi, yöneticiye karşı da dava açılabilir. Şu husus da belirtilmelidir ki yönetici, vekaletname ile tayin edilen bir vekil gibi değildir. Yasal bir temsilci olup yetkisini yasadan almaktadır. Bu sıfatla yaptığı sözleşmeden dolayı kendisine husumet yöneltilebilir. (HGK. 23.12.1992 gün 1992/13-643 E.,1992/749 K.)
Kat malikinin veya kat malikleri kurulunun ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmaması, yöneticinin özel kanundan doğan temsil yetkisini ortadan kaldırmaz. Sonuç olarak denilebilir ki, yöneticinin temsil yetkisine giren işlerden dolayı üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, aktif ve pasif dava ve (takip) ehliyeti bulunmaktadır. Aksinin benimsenmesi durumunda ise, bu kez üçüncü kişilerin yönetici ile sözleşme yapmaktan kaçınacakları ve bundan kat maliklerinin zarar görecekleri kuşkusuzdur.
Somut olayda takip E.. Bankacılar Sitesi Yöneticiliği borçlu gösterilmek suretiyle başlatılmıştır. Apartman yöneticiliği tüzel kişiliği bulunmadığından bu durumda apartman yöneticisi şahsen takip borçlusu bulunmadığından kesinleşen takip nedeniyle yöneticinin şahsi malları haczedilemez. Şikayetçinin icra mahkemesinden istemi takipte taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle şahsına ait mallara konulan haczin kaldırılmasına yönelik olup bu şikayet süresiz olarak ileri sürülebilir. Şikayetin kabulü ile şikayetçi yöneticinin şahsi malvarlığı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.