Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/16892 E. 2015/20890 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16892
KARAR NO : 2015/20890
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurarak; satış ilanının tebliğ edildiği adresin işyeri adresi olmayıp dosyadaki diğer borçlu …’nin işyeri adresi olduğunu, tebligatın yapıldığı evrak şefi … isimli kişiyle harhangi bir ilgisinin olmadığını, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve sair fesih sebeplerini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece icra emri ve kıymet takdirinin de aynı adrese tebliğe çıkartılmasına rağmen şikayet yoluna başvurulmadığı, tebligatın usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun geçici olarak o yerde bulunmadığının tespiti halinde, tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir. Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmesi gerekir. Şerh verilmeden yapılan tebligatlar usulsüzdür.
Somut olayda satış ilanı tebligat mazbatasında, tebliğ işleminin ” … ” adresinde, muhatabın geçici olarak çarşıda olması sebebiyle aynı adreste kendisiyle birlikte sürekli oturan evrak şefi …’a tebliğ edildiği şerh edilmek suretiyle yapıldığı, tebligatın “şeklen” usule uygun olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, icra emri ve kıymet takdirinin daha önce aynı adrese tebliğe çıkartılması ve şikayetçi tarafından bu tebligatlar için şikayet yoluna başvurulmaması, aynı adrese yapılan satış ilanı tebligatının usulsüz olduğuna ilişkin şikayet sebeplerinin incelenmesine engel değildir.
Bu durumda mahkemece, şikayetçinin itirazları göz önüne alınarak satış ilanının tebliğ edildiği adresin tebliğ tarihi itibariyle şikayetçinin işyeri adresi olup olmadığı ve tebligat yapılan evrak şefi …’ın şikayetçi borçlunun çalışanı olup olmadığı hususunun kolluk marifetiyle araştırılarak ve bu konuda tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.