YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5077
KARAR NO : 2015/15120
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip alacaklısı …’ye takip kesinleştikten sonra dosya borcunu ödediğini, dosyanın infazen işlemden kaldırılmasına rağmen alacağın 90.000 TL’lik kısmı temlik olduğu gerekçesiyle dosyanın yeniden işleme konularak hakkında hacizler yapıldığını, temliğin kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürerek şikayet de bulunduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Alacağın temlikini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesine göre; “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.” 184. maddesinde de, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu kabul edilmiştir.
TBK’nun 188. maddesine göre borçlu devri öğrendiği sırada devreden alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları, devralan alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Aynı kanunun 186. maddesinde ise; alacağın devri kendisine bildirilmeyen borçlunun önceki alacaklıya yaptığı iyiniyetli ifa ile borcundan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Takibin devamı sırasında alacaklının takip konusu alacağını 3. kişiye devretmesi halinde icra müdürü talep üzerine temliki borçluya bildirmelidir.
Somut olayda borçlu … hakkında alacaklı … tarafından bonoya dayalı 600.000 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 13.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı asil …’nin icra müdürlüğüne müracaat ederek dosyada el yazısı ile dosya borcunu haricen tahsil ettiğini belirterek dosyanın işlemden kaldırılmasını ve borçlu hakkında gerçekleştirilen tüm hacizlerin fek edilmesini talep ettiği, bu yazılı beyanının icra zaptı ile imza altına alındığı, 08.05.2014 tarihli müdürlük kararı ile hacizlerin kaldırılmasına, senet aslının borçluya iadesine, dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılmasına karar verildiği, sonrasında temlik alacaklısı vekilinin icra müdürlüğüne başvurarak temlik edilen miktar olan 90.000 TL alacak ve ferileri üzerinden takibin ve hacizlerin devamını talep ettiği, icra müdürlüğü tarafından takibin temlik edilen 90.000 TL ve bu miktar üzerinden işleyecek vekalet ücretine ilişkin devamına karar verildiği görülmektedir.
Alacağın bir kısmını temlik aldığını belirten …’nun takip konusu alacağın 90.000 TL’lik kısmını …. Noterliğinde düzenlenen 10.03.2014 tarih … yevmiye numaralı ve … Noterliği’nin 05.02.2014 tarih … yevmiye numaralı temliknameleri ile …’den temlik aldığı, ilgili temliknamelerin 18.03.2014 ve 11.02.2014 tarihlerinde noter aracılığı ile icra müdürlüğüne tebliğ edildiği, söz konusu temliklerin borçluya tebliğ edildiğine ilişkin ise takip dosyası içinde herhangi bir bilgi ya da belgenin mevcut olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla BK’nun 186. maddesi uyarınca borçlu tarafa, takip konusu alacağın devredildiği alacaklı ya da devralan tarafından kendisine bildirilmemiş ise, borçlu önceki alacaklıya iyi niyetle ifada bulunarak borcundan kurtulabileceğinden ve takip alacaklısı …’nin takip konusu alacağını aldığını icra müdürlüğüne bildirmesi karşısında, mahkemece, borçlunun bu temlikten, haricen tahsilden önceki tarihte haberdar olduğu veya kendisine temliklerin tebliğ edildiğine ilişkin bir belge olup olmadığı yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.