YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10105
KARAR NO : 2021/11055
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklılar vekili icra mahkemesine başvurarak, takipte üçüncü kişi olan davalıların İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek cezalandırılmalarını ve tazminata mahkum edilmelerini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılamalar sonunda asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak, tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 2.386,38 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … Elektrik Elektronik ve Plastik Mal. San ve Tic A.Ş.’den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 89/4. maddesinde; “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, tazminat talep eden takip alacaklısı, üçüncü kişinin beyanının aksini, İİK.’nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmadan her türlü delille ispat edebilir.
Somut olayda, davalı üçüncü kişilere, İİK’nun 89/1. maddesine göre haciz ihbarnamelerinin 25.01.2011 ve 31.01.2011 tarihlerinde tebliğ edildiği, üçüncü kişilerin, haciz ihbarnamelerine karşı yasal süresi içinde (31.01.2011’de), dosya borçlusunun kendilerinde hak ve alacağı bulunmadığını belirterek icra dairesine itirazda bulundukları, alacaklıların, İİK’nun 89/4.maddesi koşullarında icra mahkemesi nezdinde yapmış oldukları asıl ve birleşen dava dosyalarında, davalıların verdikleri cevap dilekçesi ile; davalıların takip borçlusuna haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle borçları bulunduğunu, ancak 20.3.2010 tarihli protokolle bu borçların taraflar arasında yapılandırılarak ödendiğini belirttikleri, mahkemece, bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 21/06/2018 tarihli, 2017/9360 Esas ve 2018/6513 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada; mahkemece bozma sonrası alınan 11/11/2019 havale tarihli bilirkişi kök raporundaki; davalı 3. kişi … Elektrik Elektronik ve Plastik Mal. San. ve Tic. A.Ş. tarafından sunulan ticari defterlerin incelendiği belirtilerek; dosyada mübrez 20/03/2010 tarihli protokolün ticari defterlere 23/03/2010 tarihinde mi yoksa 23/03/2011 tarihinde mi davalı üçüncü şahıs şirketin cari hesap kayıtlarına işlendiği hususu dosya içinde bulunmamakla, davalı şirketin cari hesap kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınacak rapor veya ek rapor ile tespiti gerektiği, takip borçlusunun davalı üçüncü şahıs şirket nezdindeki alacağının dayanağını teşkil eden … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2010 tarih, 2008/130 E-2010/90 K sayılı kararın kesinleşip kesinleşmediğine yönelik bir kayda dosya içinde rastlanmamakla birlikte, anılan mahkeme kararı ile hüküm altına alınan alacak miktarının, taraflar arasında yapılan 20/03/2010 tarihli protokol ile benimsendiği, davada sözkonusu protokole karşı çıkılmadığı gibi protokol ile kararlaştırılan borcun miktarına ve varlığına yönelik bir itirazın da ileri sürülmediği görülmekle mevcut alacağın İİK 89/4. kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacak niteliğinde olduğu yönündeki tespit ile 20/12/2019 havale tarihli mali müşavir bilirkişi raporundaki; 20/03/2010 tarihli borç ve ibra protokolünün ibraz edilen ticari defterlere 23/03/2010 tarihinde kaydedildiği, 03/02/2011 tarihli borç ve ibra protokolünün ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, …… A.Ş. ne 25/01/2011 de tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesi tarihinde cari hesap kayıtlarına göre … … A.Ş.nin, …… A.Ş.’ye 2.386,38 TL borçlu olduğu ve ilgili tarihte 20/03/2010 tarihli protokol gereği verilen senetlerin henüz ödenmemiş olduğu yönündeki tespiti doğrultusunda karar verildiği görülmektedir.
Buna göre; mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporunda, taraflar arasında yapılan 20/03/2010 tarihli protokole karşı çıkılmadığı gibi protokol ile kararlaştırılan borcun miktarına ve varlığına yönelik bir itirazın da ileri sürülmediği, mevcut alacağın İİK 89/4. kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacak niteliğinde olduğu ve 20/03/2010 tarihli protokolün ticari deftere 23/03/2010 tarihinde kaydedildiğine yönelik tespit yapılmış ise de; dosya kapsamından … Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/399 E -2014/342 K sayılı kararı ile; bahse konu 20.03.2010 tarihli protokolün sahte olarak düzenlendiği gerekçesiyle, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından, … Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/399 E -2014/342 K sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti ile bu husus tespit edildikten sonra yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekeceğinden, söz konusu karar kesinleştikten sonra hüküm kurulması gerektiği, ayrıca dava dilekçesinde adı geçen ve takipte üçüncü kişi olan davalılar …, … ve …’in İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz ettikleri ileri sürülmesine ve müteveffa …’in mirasçıları davaya dahil edilmesine rağmen, bu davalılarla ilgili tazminata ilişkin hüküm kurulmamış olması isabetsiz olup, bu hususların yanı sıra somut olayda, takip borçlusu olan … Aydınlatma Elektirik Malz. San Tic. A.Ş.’ye ait ticari defterler incelenmeksizin karar verildiği , İİK 89/1. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamelerinin 3. kişilere tebliği tarihi itibariyle, 3. kişilerin icra dosyasının borçlusu olan … Aydınlatma Elektirik Malz. San Tic. A.Ş.’ye kesinleşmiş ve muaccel bir borcu olup olmadığının tespiti amacıyla, her iki şirketin 2011 yılına ait defter kayıtlarını oluşturan defter ve belgelerin dava dosyasına celbi ile ticari defterlerle birlikte varsa cari hesap ekstrelerinin, kesilen karşılıklı fatura ve ödeme belgelerinin (Fatura, Çek, Hakediş, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Banka dekontları vb. evrakların ) üzerinde, karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz
ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıslardan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre davacı alacaklıların sair, davalının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.