Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/3934 E. 2021/9635 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3934
KARAR NO : 2021/9635
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ilamın takip dayanağının anonim şirketlerde, şirkete ait hissenin tesciline ilişkin olduğunu, bu nevi ilamların kesinleşmeden icra takibine konulamayacağını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece; ilamın kişiler hukukuna ilişkin olduğundan kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince ilamın kayıt ve sicillerde değişiklik yarattığı gerekçesi eklenerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK. 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.). Mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde). Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK28/1) kesinleşmeden takibe konu edilemezler.
Takip konusu ilamın incelenmesinde Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/72 E. 2019/577 K. 02/07/2019 tarihli ilamında, davacı …’un davalı …, Erol Koşarsoy, Ertan Koşarsoy olduğu, davalılardan Ertuğrul Koşarsoy’a ait olan davalı şirketin 417/5000 payının davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına kayıt ve tesciline ve 179.386,55 TL. maddi tazminatın hisse devir tarihi olan 01/09/2011 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı Erol Koşarsoy’dan alınıp davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulmuştur.

Uyuşmazlık ticari şirketlerde hissenin el değiştirmesi ve payda mülkiyet değişikliklerine ilişkin ilamların kesinleşmeden icra takibine konulup konulamayacağı hususunda toplanmaktadır. Gerek öğretide gerek Yargıtay uygulamalarında ilamların kesinleşmeden icraya konulması kural olup keşinleşmeden icra takibi yapılamaması ise istisnadır.
Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul edilen ticari şirketlere ilişkin ilamların kesinleşmeden takibe konu olmaması gerekçesi olarak HMK 367/2 fıkrası uyarınca kişiler hukukuna dayandırılmıştır. Bu uygulamada kişiler hukuku cümlesi geniş yorumlanarak tüzel kişilerin organlarına ilişkin verilen kararlar olup, bu sonuca da geniş yorum yapılarak ulaşılmıştır.
Dairemizin bazı kararlarında da ticari şirketlere ilişkin ilamlarda sicil değişikliği yaptığı gerekçesiyle kesinleşme aranmıştır. Takibe dayanak ilama konu Türk Ticaret Kanununda sayılan ticaret şirketlerinden anonim şirkettir. Anonim şirketlerde pay bedelinin ödenmesi ve pay devri sicil kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapmamaktadır. Çıplak pay ve nama yazılı pay senetleri pay defterine kaydedilmektedir. (TTK 499 Md.) Hamiline yazılı pay senetlerinin devri için zilyetliğin geçirilmesi yeterli olup pay defterine dahi kayıt edilmemektedir . (TTK 489 Md.).
Takibe konu ilam eda hükmü içermekte olup, mamelek hukukuna ilişkindir. Ticaret şirketlerinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin ilamların kesinleşmesi sadece 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16/son maddesi gereği aranmıştır. Bunun dışında ortaklıktan çıkma, pay bedelinin ödenmesi ve pay mülkiyet değişikliği sonucu doğuran ilamlarda kesinleşmeye ilişkin kanun hükmü bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerde yer verildiği üzere, davaya konu ilamın kesinleşmeden takibe konulmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
O halde, yukarıda açıklanan gerekçeyle, mahkemece şikayetin bu yönden reddi ile sair itirazları hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 10.02.2021 tarih ve 2020/1916 E. – 2021/197 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 12.08.2020 tarih, 2020/294 E. – 2020/296 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.