Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13002 E. 2023/422 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13002
KARAR NO : 2023/422
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1318 E., 2022/1990 K.
DAVA TARİHİ : 02.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/806 E., 2022/229 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında icra mahkemelerince verilen kararlar kesinleşmeden satışa gidilemeyeceğini, müvekkili tarafından Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/206 E. sayılı dosyası ile esas dosya olan … Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2020/874 E. sayılı dosyasının iptali talebi ile şikayete gidilmiş olup, bu şikayetlerine ilişkin kararın henüz kesinleşmeden ihalenin yapılmış olmasının İİK’nın 364/3.maddesine aykırı olduğunu, kıymet takdirine yasal süresi içinde itiraz etmiş olmakla birlikte kıymet takdirine ilişkin itirazlarının yeterli şekilde incelenmediğini, satış ilanının tirajı az olan bir gazetede yayınlandığını, bu nedenle ihaleye katılımın az olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep istemiştir.

II. CEVAP
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmazın muhammen bedelin üzerinde ihale edildiğini, ihaleye birden çok kişinin katıldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine karşı takibin iptali istemi ile şikayet başvurusunda bulunulmuş ise de bu şikayetin satışa engel olmadığını, İİK’nın 364 maddesinde belirtilen düzenlemelerin huzurdaki dosya için geçerli olmadığını, ihalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2020/206 Esas sayılı dosyasında ihale tarihi itibariyle verilmiş bir karar bulunmadığını dosyanın derdest durumda olduğunu, dosyanın 17.02.2022 tarihinde karara çıktığını, satışın durdurulması hakkında bir karar bulunmadığını, davacının satış ilanının tirajı düşük bir gazetede yayınlandığı iddiası bakımından taşınmazın bilirkişi tarafından takdir edilen kıymeti ile satış kararında yerel gazetede ilan edilmesi birlikte değerlendirildiğinde İİK 114. maddesine uygun alınan bir karar olarak değerlendirildiği, davacının taşınmazın kıymetine ilişkin yaptığı itirazın incelenmesinde ise, davacı icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdiri ağustos 2020 tarihi itibariyle 300.000 TL olarak belirlendiği, bu bedele itiraz üzerine Ankara Batı 2. İcra Hukuk Mahkemesince mahkeme keşif tarihi olan aralık 2020 tarihi itibariyle bedelinin 335.000 TL olarak belirlendiği, taşınmazın ise alacağa mahsuben 337.020 TL’ye satıldığı,

İİK’nın 134/8. maddesi, “ihalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği gerekçesi ile ihalenin feshi davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte anılan hükümlerin ihalenin feshi aşamasında incelenebileceği mahkemece nazara alınmaksızın ve kıymet takdirine ilişkin itirazları hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmeksizin hukuki yarar yokluğundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kıymet takdiri şikayetinin süresinde yapılmış olması halinde fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin iddia hakkında konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle (icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirinde ihale konusu taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak) şikayete konu taşınmazın bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınması, bilirkişi tarafından tespit edilen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı denetlenip mahkemece doğru olduğuna kanaat getirilmesi halinde tespit edilen bu bedelin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekmesine rağmen bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmeksizin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/206 E. sayılı dosyası ile esas dosya olan … Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2020/874 E. sayılı dosyasının iptali talebi ile şikayete gidilmiş olup bu şikayetlerine ilişkin karar kesinleşmeden ihalenin yapılmış olmasının İİK’nın 364/3.maddesine aykırı olduğunu, satış ilanının tirajı az olan bir gazetede yayınlanması nedeniyle ihaleye katılımın az olduğunu, satışı yapılan taşınmazın muhammen bedeli 335.00,00 TL olup muhammen bedel dikkate alındığında ilanın tirajı elli binin üzerinde yayın yapan gazetelerden birinde yayınlanması gerekmesine rağmen bu usule uyulmamış olmasının ihaleye katılımın az olmasına neden olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf incelenmesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetilebileceği, şikayetçi borçlu tarafından Ankara 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/206 E.sayılı dosyası ile takibin iptali istemine ilişkin şikayette bulunulduğu, takibin tedbiren durdurulmasına ilişkin mahkemece alınmış bir tedbir kararı bulunmadığı gibi ihalenin yapıldığı tarihte henüz yargılamanın sonuçlanmadığı, bu nedenle somut olaya İİK’nın 364/3 maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı, ihalenin feshi şikayetine konu olan taşınmazın kıymetine karşı borçlu tarafından itirazda bulunulduğu, Ankara Batı 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/439 E.-2021/368 K.sayılı ilamı ile kesinleşen kıymet takdiri üzerinden satışa çıkarılan taşınmazın ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, her ne kadar borçlu tarafından kıymet takdirine ilişkin itirazlarının yeterince incelenmediği beyan edilmiş ise de usulüne uygun keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı yönünde bir itirazda bulunulmadığı gibi kıymet takdirine etki edecek somut iddialar da ileri sürülmediği, bu nedenle zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü ile esasa ilişkin inceleme yapılmadığından şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, kıymet takdirine ilişkin asıl ve ek bilirkişi raporlarına ayrı ayrı itiraz edildiğini, bilirkişi raporunda net metre kare hesabının hatalı olduğu, 30 Seri Nolu KDV Tebliğinde yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere bir konuttaki balkonlar toplamının 2 metrekaresi faydalı alan dışında kabul edildiği, 2 metrekareyi aşan kısımların ise faydalı alan içinde mütalaa edildiğini, bu nedenle çok katlı binalarda yer alan konutlara ait balkonların gerekse de müstakil konutlara ait balkonların 2 metrekareyi aşan kısımları net alan hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini, … Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 18.38.maddesindeki Konutlarda Net Alan (Faydalı Alan) açıklamasında da bu hususu teyit ettiğini, bilirkişi raporunda emsal olarak dayanılan taşınmazın değerinin 349.000,00 TL olmasına rağmen dava konusu taşınmazın değerinin 335.000,00 TL olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, müvekilin taşınmazı satın aldıktan sonra değer katacak yenilemeler de yaptığı dikkate alındığında değerinin 349.000,00 TL’den daha fazla olması gerektiği, bilirkişi heyetinin emsal olarak kabul ettiği Penta 5 Rezidans da balkon bulunmadığını, bu sebeple emsal olayacağını ısrar ile beyan etmesine rağmen, bilirkişi heyeti tarafından soyut ifadelerle itirazlarımızın usulünce değerlendirilmediğini, istinaf mahkemesinin kabulünün aksine kıymet takdirine etki edecek somut iddialar ileri sürüldüğünü, bu sebeple konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle, (icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirinde ihale konusu taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak) şikayete konu taşınmazın bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınması, bilirkişi tarafından tespit edilen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı denetlenip mahkemece doğru olduğuna kanaat getirilmesi halinde, tespit edilen bu bedelin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken bu yönde inceleme yapılmaksızın ihalenin feshi istemimizin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ve istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 47549 ada 5 B blok 14.kat 138 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın 25.11.2021 tarihli ihalesinin feshi isteğine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 134/8 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve şikayet aşamasında ileri sürülmeyen hususların istinaf ve temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin tabii bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.