Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13172 E. 2023/622 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13172
KARAR NO : 2023/622
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3227 E., 2022/2861 K.
DAVACILAR : …, Bereke Yatırım Madencilik İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
DAVALILAR : …, Filotürk Araç Kiralama Hizmetleri A.Ş.
DAVA TARİHİ : 26.09.2019
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/325 E., 2021/99 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ,205 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik ihalenin feshi davasının reddine, ihale bedelinin takdiren %1’i oranında 30.060,00 TL para cezasının davacılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 205 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik ihalenin feshi davasının kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı şikayetçi/ borçlular vekili dava dilekçesinde; taşınmazların İİK 106 ve 110 maddelerindeki yasal satış isteme süresi içerisinde satışının talep edilmediğini, haczin düştüğünü, taşınmazların ekonomik bütünlük ilkesi gereğince birlikte satılmaları gerektiğini, satış ilanının icra müdürlüğünün ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmadığını, icra dosyasından borçlulara ve hak sahiplerine çıkarılan tebligatlarda usulsüzlük bulunduğu gibi taşınmazların hissedarlarına çıkarılan tebligatların satışa az bir zaman kala ulaştığını, ihale bedelinin %50+ masrafları karşılamadığını, satış ilanının tirajı ellibinin üzerinde olan bir gazetede ilan edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; İİK 106 ve 110 maddeleri uyarınca süresi içinde satış talebinde bulunulduğunu ve satış avansının dosyaya yatırıldığını, taşınmazlar arasında iktisadi ve fiili bir bütünlükten söz etmenin mümkün olmadığını, bu konuda şikayetin kesin olarak reddedildiğini, açık artırma tutanağında icra memuru tarafından satış ilanının divanhanede asılı bulunduğu belirtilerek tutanak tutulduğunu, 26.07.2019 tarihli tutanak ile satış ilanının askıya asıldığının da tutanak altına alındığını, tebligat yapılması gereken tüm ilgililere yasal süreler içerisinde tebligat yapıldığını, satış ilanının Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 50.000 adedin üzerinde olan bir gazetede yayınlandığını, muhammen bedelin üzerinde satış giderlerini fazlasıyla geçecek şekilde satış yapıldığını, belirterek davanın reddine, davacıların ihale bedelinin en az % 10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde ;İİK 106 ve 110 maddeleri uyarınca süresi içinde satış talebinde bulunulduğunu ve satış avansının dosyaya yatırıldığını, taşınmazlar arasında iktisadi ve fiili bir bütünlükten söz etmenin mümkün olmadığını, bu konuda şikayetin kesin olarak reddedildiğini belirterek davanın reddine, davacıların ihale bedelinin en az % 10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı vekilince 31.08.2018 tarihinde 205 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ve muhtelif taşınmazların satışı için talepte bulunulduğu, iş bu talebinde 205 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yer verilmediği, 13.09.2018 tarihinde alacaklı vekilince 16.000,00 TL masraf ve satış avansının depo edildiği, aynı gün 205 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıymet takdirinin yapılması için … İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığı, 205 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden süresinde satış talebinde bulunulduğunun tartışmasız olduğu ancak her ne kadar şikayetçi vekilinin 31.08.2018 tarihli satış talebinde ve esas icra müdürlüğünün talimat icra müdürlüğüne yazdığı 13.09.2018 tarihli taşınmazların kıymet takdirinin yapılmasına ilişkin yazıda 205 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yer verilmemiş ise de şikayetçi vekilince de, kıymet takdirine itirazından sabit olduğu üzere her iki taşınmaz içinde satışa esas kıymet takdirinin yapıldığı ve satış ilanının tebliği ile her iki taşınmazın satış işlemlerine başlandığının öğrenilmesine rağmen iş bu işlemlerine karşı süresinde şikayet yoluna gidilmediği, 13.09.2018 tarihinde satış avansının yatırılmış olması, kıymet takdiri ve satış işlemlerine başlanılmış olması ile alacaklı tarafça satış iradesinin ortaya konulduğu, her ne kadar 205 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 205 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının bahçesi olarak kullanıldığı tespit edilmiş ise de 205 ada 2 parsel sayılı taşınmaza borçlu … ile diğer kişilerin müşterek mülkiyet halinde malik oldukları, MK’nın 688. maddesinde de ifade edildiği gibi paylı (müşterek) mülkiyette, birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olduğu, satış ilanının adliye ilan panosuna asılmış olduğu, satış ilanının borçlular vekiline usulüne uygun tebliğ edildiğini, ihale bedelinin taşınmazların muhammen bedellerinin yarısı ile satış masraflarını karşıladığı, satış ilanının 12.08.2019 tarihinde tiraji ellibinin üzerinde olan Sabah Gazetesinde yayımlandığı, kamu düzeni yönünden de ihalenin feshini gerektirir bir sebebin bulunmadığı gerekçeleri ile ihalenin feshine ilişkin şikayetin reddine, 2 parsel sayılı taşınmazın ihale bedeli olan 516.000,00 TL’nin %10’u oranında (51.600,00 TL), 1 parsel sayılı taşınmazın ihale bedeli olan 3.006.000,00 TL’nin %10’u oranında (300.600,00 TL) para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazların İİK 106 ve 110 maddelerindeki yasal satış isteme süresi içerisinde satışının talep edilmediğini, haczin düştüğünü, taşınmazların ekonomik bütünlük ilkesi gereğince birlikte satılmaları gerektiğini, satış ilanının icra müdürlüğünün ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 205 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik kurulan hüküm bakımından istinaf başvuru sebeplerinin değerlendirilmesinde; alacaklı vekilince 31.08.2018 tarihinde toplam 16 adet taşınmazın satışının talep edildiği, ancak satışı talep edilen taşınmazlar arasında dava konusu 205 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza yer verilmediği, alacaklı vekilince dava konusu 205 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin satış talebinin ilk olarak 12.05.2019 tarihinde talep edildiği, sonuç olarak dava konusu 205 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın satışı için haciz tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içinde satış isteminde bulunulmadığı gerekçesi ile bu taşınmaza yönelik ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu tespit edilmiştir.
205 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik kurulan hüküm bakımından istinaf başvuru sebeplerinin değerlendirilmesinde;satış talebinin ve satış avansı yatırma işleminin yasal bir yıllık süre içerisinde gerçekleştiği, her iki taşınmazın farklı parseller olduğu, bu koşullar altında da her iki taşınmazın ihalesinin birlikte yapılmasının mümkün olamayacağı,satış ilanının adliye ilan panosuna asılmış olduğu,
Re’sen yapılan incelemede; gayrimenkulün satış ilanının ihaleden bir ay öncesinde Sabah Gazetesinde yayınlandığı, satış bedelinin, gayrimenkulün muhammen değerinin %50’si ile satış ve paylaştırma giderinin üzerinde olduğu (satışa hazırlık masraflarının satışı yapılan iki adet taşınmaz olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda) kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde satışın gerçekleştiği gerekçeleri ile davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK’nun 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davacıların 205 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik ihalenin feshi davasının reddine, davanın esasına girildiğinden dosyadaki bilgi ve belgelere göre ihale bedelinin takdiren %1’i oranında 30.060,00 TL para cezasının davacılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına, davacıların 205 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik ihalenin feshi davasının kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular vekili temyiz dilekçesinde ;205 ada,1 nolu parsel yönünden ret kararının hatalı olduğunu, haczin düştüğünü, 13.9.2018 tarihinde yatırılan avansın satış değil kıymet taktir avansı olduğunu, taşınmazların ekonomik bütünlük ilkesi gereğince birlikte satılmaları gerektiğini, satış ilanının icra müdürlüğünün ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.