Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7535 E. 2023/8932 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7535
KARAR NO : 2023/8932
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVALI/SANIKLAR : …, …, …
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : Hakikate muhalif beyanda bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince eylemin sübut bulmadığı gerekçesi ile sanık …’nun beraatine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın sübut bulan eyleminden dolayı mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 338. maddesindeki “Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile düzenleme altına alınan hakikate muhalif beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olması, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre cezaya hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
Somut olayda, üçüncü kişi …’na 25/05/2017 tarihinde tebliğ edilen 89/1. haciz ihbarnamesine konu edilen alacağın kaynağı olarak gösterilen Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/11/2014 tarihli, 2013/493 Esas ve 2014/421 Karar sayılı ilamında, takip borçlusu … İnşaat Taah. Ltd. Şti. lehine hükmedilmiş koşulsuz ve muaccel bir alacak bulunmadığından, haciz ihbarnamesi çıkartılması koşullarının oluşmadığı

ve bu haliyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık …’nun beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine dair karar verilmesi isabetsiz olup,
Ayrıca somut olayda, şikayetçi-davacı vekilinin, 14/09/2019 tarihli şikayet dilekçesinde, İİK’nun 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanun’un 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunmasına rağmen, mahkemece, İİK’nın 89/4. maddesindeki “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin, tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekili ile sanık … vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 2021/2593 Esas, 2022/731 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın kararı temyiz etmeyen sanık …’a teşmiline, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.