YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11111
KARAR NO : 2023/8466
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/833 E., 2022/1106 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,müstehcenlik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararları
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında müstehcenlik suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, vekalet ücreti takdir edilmesi talebiyle sınırlı inceleme yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Sanığın temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/67 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık … hakkında müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/833 Esas, 2022/1106 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan bakanlık vekili ile sanık … ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararında hüküm kısmındaki C bendinin dördüncü maddesinde yer alan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına, “Sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesine ve hüküm kısmındaki C bendinin üçüncü maddesinde yer alan “6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin önüne “Bu suç yönünden NETİCETEN” ibaresinin eklenmesine hükmedilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … hakkında müstehcenlik ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizin 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi ve sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ve Ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Özetle suçun sübutuna ve dilekçesinde belirttiği hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in katılan mağdurenin annesinin kuzeni olduğu ve evlerine sık sık gelip gittiği, dokuzuncu sınıfın ilk döneminde katılan mağdurenin maddi ihtiyaçlarını karşılayacağından bahisle ikna ederek kendi ikametinde anal yoldan katılan mağdureyle cinsel birliktelik yaşadığı, dokuzuncu sınıfın ikinci döneminde ise aynı şekilde katılan mağdureyi ikna ederek anal ve vajinal yönden cinsel birliktelik yaşadığı, sonrasında düzenli olarak cinsel birliktelik için katılan mağdureyi evine çağırdığı, sanığın telefonun incelemesinde katılan mağdureyle cinsel içerikli bir takım yazışmaların olduğu, yine katılan mağdurenin cinsel içerikli fotoğraflarının sanığa gönderilmiş olduğu, sanığın kendi adına kayıtlı telefon hattı çıkarttırmak ve cep telefonu alarak katılan mağdureye vermek suretiyle iletişim kurduğu ve katılan mağdurenin bir takım maddi talep ve ihtiyaçlarını karşıladığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, Mahkemece tüm dosya kapsamına gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarından; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesice, şartları oluşmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına, sanık hakkında neticeten 6 yıl hapis cezasına hükmedildiği, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Kanuni düzenleme dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
D. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine dair kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şartları oluşmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde yazılı şekilde düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/833 Esas, 2022/1106 Karar sayılı kararında sanık ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle sanık ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/833 Esas, 2022/1106 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.