Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8163 E. 2023/1518 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8163
KARAR NO : 2023/1518
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi borçlunu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün tespiti ile ıttıla tarihinin 19.03.2020 olarak tespitine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, 31.05.2019 tarihinde yapılan ödeme emri tebliğ mazbatasında şirketin daimi çalışanı … imzasına tebliğ edildiğinin yazılı olduğunu, tebligatı alan …’nin şirketi temsile yetkili olmadığını ayrıca adı geçenin şirketin çalışanı da olmadığını, usulsüz tebliğ işlemi nedeniyle takibin tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 19.03.2020 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı duruşmalarda alınan beyanında şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu 31.05.2019 tarihli tebligatın “aynı adreste daimi çalışanı … imzasına tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edildiği, dosya içine alınan … Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısına göre şirket yetkilisinin … … … olduğu, … isimli bir yetkilinin olmadığı, her ne kadar …’nin borçlu şirketin çalışan olup olmadığı tespit edilemese de bu şahıs çalışan olsa bile yetkili olmadığı tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığı ancak borçlunun şikayet dilekçesinde tebliğ tarihinin 19.03.2020 olarak düzeltilmesini talep ettiği, davanın ise 16.06.2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla 7 günlük şikayet süresinin geçtiği, kaldı ki … işlem kütüğünün incelenmesinden şirket yetkilisinin vatandaş portal üzerinden 28.05.2019 tarihinde ödeme emrini görüntülediği, bu haliyle şikayet süresinin geçtiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinin tekrarı ile 26 Mart 2020 günü Resmi Gazetede yayınlanan 7226 sayılı Kanunun Geçici-1 maddesi ile pandemi sürecinde yargı alanında hak kaybını önlemek amacıyla süreler 13.03.2020 tarihine kadar durdurulduğunu, daha sonra 30 Nisan 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi 15.6.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatıldığını, tebligattan 19.03.2020 tarihinde (sürelerin durmuş olduğu tarihte) haberdar olduğunu davayı da 16.06.2020 tarihinde süresinde açtığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi tarafından öğrenme tarihi olarak 19.03.2020 bildirildiği, sürelerin 22.03.2020 ve 15.06.2020 tarihleri arasında Covid 19 nedeniyle durması nedeniyle, davanın süresinde açıldığı ve şikayetçiye ödeme emrinin 31.05.2019 tarihinde tebliğ olduğu, şirket yetkilisinin ise … İşlem Kütüğüne 28.05.2019 tarihinde baktığı, TK’nın 32. maddesi gereğince ödeme emri tebliğ edilmeden usulsüzlüğe dair ıttıladan bahsedilemeyeceği, şikayetçi şirket temsilcisinin, aynı zamanda takipte şahsen de borçlu olması nazara alındığında, TK’nın 39. maddesinde düzenlenen hasım yasağı nedeniyle UYAP veri tabanından … İşlem Kütüğüne şahsı için mi, yetkilisi olduğu şirket için mi baktığı da anlaşılmadığından, hasım yasağı ilkesi gereğince de şikayetin süresinde olduğu, şikayete konu tebligatın incelenmesinde, tüzel kişiye çıkarılan tebligatın, TK’nın 12-13. maddeleri gereğince, şirket temsilcisi sorulmaksızın doğrudan çalışana yapıldığı, bu hususun kanuna ve yönetmeliğe aykırı olduğu, ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiği, dosya kapsamı itibariyle 19.03.2019 tarihinden önce öğrendiği de anlaşılmadığı gerekçe ile şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün tespiti ile ıttıla tarihinin 19.03.2020 olarak tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; usulsüz tebligatın şikâyet süresinin öğrenme ile başladığını, öğrenmenin ne şekilde olacağı kanun metninde açıkça belirtilmediğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında da açıkça belirtildiği üzere … işlem kütüğünün incelenmesinden şirket yetkilisinin vatandaş portal üzerinden 28.05.2019 tarihinde ödeme emrini görüntülediğini, şikâyet süresi öğrenme ile başladığı için şikâyet süresinin 04.06.2019 tarihinde sona erdiğini ileri sürerek
Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 39. maddeleri, Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına dair yönetmeliğin 21. maddesi, ve 26 Mart 2020 günü Resmi Gazetede yayınlanan 7226 sayılı Kanunun Geçici-1 maddesi, 26 Mart 2020 günü Resmi Gazetede yayınlanan 7226 sayılı Kanunun Geçici-1 maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı/alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.