YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/140
KARAR NO : 2023/2110
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2012 tarihli ve 2012/238 Soruşturma, 2012/1216 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/414 Esas, 2013/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci maddeleri uyarınca hükmolunan 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 54 üncü maddesi uyarınca sahte banknotların müsaderesine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2017/114 Esas, 2017/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2017/114 Esas, 2017/246 Karar sayılı kararının sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.07.2018 tarihli ve 2017/2980 Esas, 2018/1986 Karar sayılı kararı ile;
“05.01.2012 günü Önleme Arama Kararına istinaden sanık …’ın kullanımında olan ve hakkında beraat kararı verilen istinaf dışı Uğur Fazlıoğlu ile birlikte …’ in işlettiği Kardeşler Oto Kiralama isimli işyerine ait … plakalı aracın şüphe üzerine kolluk görevlilerince durdurulması, sanığın yapılan kaba üst aramasında bir suç unsuruna rastlanmamakla birlikte aracın sağ ön yolcu koltuğunun yırtık olan kılıfının iç kısmında görünür vaziyette toplamda 9 adet ve sahte olduğu belirlenen 100,00 TL lik banknotun ele geçirilmesi şeklinde gelişen somut olayda aracı kiraya veren …’in soruşturmada alınan beyanı ve sanık savunmaları dikkate alındığında; sanığın eylemenin TCK.nın 197/1. maddesinde düzenlenen Sahte Parayı Tedavüle Koyma veya Bulundurma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri, takdir ve tartışmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği hususunun gözetilmeksizin sanık eyleminin TCK.nın 197/2. maddesinde düzenlenen Sahte Parayı Bilerek Kabul Etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile yargılamaya devam edilerek sonuca gidilmiş olması,
Kabule göre;
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde TCK.nın 58. maddesinin uygulanma koşul ve şartlarını taşıyan Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/161 Esas, 2008/311 Karar sayı ve 14.06.2008 günlü kararı ile Hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilamın 03.07.2010 tarihinde yerine getirilmiş olduğu ve suç tarihi itibariyle silinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında tekerrüre esas nitelikte kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmadığı da kabul edilerek hakkında CMK.nın 231/5. maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ve denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Hükmün Açıklanmasına karar verilmiş olması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/430 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.
6. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/430 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/794 Esas, 2019/2921 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, infazın 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin gözetilmeden hüküm kurulduğuna, kararın bu nedenle adil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Dava konusu olay, sanığın kullanımında olan araç içerisinde sahte banknot muhafaza ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 05.01.2012 tarihli kolluk tutanağı ile sanığın kullanımında olan 34 ** **** plakalı aracın şüphe üzerine durdurularak Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli ve 2011/968 Değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden araçta yapılan aramada sağ ön koltuğun yırtık olan kılıfın iç kısmında görünür vaziyette toplamda 9 adet 100,00 TL’lik sahte olduğu anlaşılan banknotun ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. Dosyada mevcut araç teslim formu ile 34 ** **** plakalı aracın, aynı suçtan yargılanan ve hakkında beraat kararı verilip kesinleşen U.F. adına 22.12.2011 çıkış ve 22.01.2012 dönüş tarihli olarak kiralandığı belirlenmiştir.
4. T.C. … İstanbul Şubesinin 17.01.2012 tarihli ve 102 numaralı Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile ele geçen 5 adet A333 959 282, 2 adet A224 369 843, bir adet A114 787 259, bir adet A224 099 210 seri numaralı 100,00 TL’lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
5. a) Sanık savunmasında, bahse konu aracı arkadaşı U.F. ile birlikte kiraladıklarını, son üç gündür kendisinin kullanmadığını, bu paraları aracı kendilerine kiralayan şahsın koymuş olabileceğini,
b) Sanığın arkadaşı U.F., sanığın ehliyetinin olmaması nedeniyle kiralama sözleşmesinin kendisinin adına yapıldığını, aracı zaman zaman sanığın alıp kullandığını,
c) Aracı kiralayan A.G. kollukta araçları temizletip içini kontrol ettikten sonra kiraya verdiklerini, aracın koltuk kılıflarında yırtıklar olduğunu beyan ettiği; kovuşturma aşamasında ise, kollukta plakaları karıştırması nedeniyle koltukta her ne kadar yırtık olduğunu beyan etmişse de bu hususta yanıldığını, sonu “8” rakamı ile biten başka plakalı bir aracın koltuklarında yırtıklar olduğunu sonradan fark ettiğini, aracın koltuklarının sanık ve arkadaşı tarafından yırtılıp paraların konulmuş olabileceğini,
İfade etmişlerdir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2017/114 Esas, 2017/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği kurulan hükmün açıklanması neticesinde bu hükmün, sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli ve 2017/2980 Esas, 2018/1986 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönünde bozulmasına karar verilmiş ve İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/430 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında “sahte parayı tedavüle sürme yolunda bir istihbarat, ihbar, ya da suç üstü halinin olmadığı, aracın kiralık araç olup sanığın savunmasında belirttiği beraat eden diğer sanık tarafından doğrulandığı üzere, birlikte kullandıkları, sanığın paraların koltuk kılıfı arasında bulunduğundan haberi olmadığı yolundaki savunmasının aksi kanıtlanamadığı gibi, sabıka kaydında 20 ayrı kayıt bulunan sanığın sahte para suçundan kaydının da bulunmayışı” nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince, Cumhuriyet savcısı tarafından “sanığın 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması” yönündeki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, “Sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği ancak suça konu ve sahte olduğu belirlenen 9 adet 100,00 TL lik banknotun 05.01.2012 tarihinde şüphe üzerine durdurulan ve sanığın kullanımındaki 34 ** **** plakalı aracın aramasında sağ ön koltuğunun yırtık olan kılıfının iç kısmında görünür vaziyette bulunmaları sonucu ele geçirildiği, aracın kiralandığı K. Oto Kiralama isimli iş yeri yetkilisi A.G. tarafından soruşturma aşamasında özetle; 22.12.2011 tarihinde sanığın arkadaşı U.F.’ye bir aylığına kiralandığı, beyanında araçları kiraya verirken temizletip içerisini kontrol ederek teslim edildiğini, aracın koltuk kılıflarında yırtıklar olduğu beyan etmekle birlikte kovuşturma aşamasında soruşturma sırasında aracın plakalarını karıştırdığını, sanığın kullanımında olan aracın kiralanması sırasında koltuklarında herhangi bir yırtık olmadığını, aracın olaydan iki hafta öncesine kadar sanık ve arkadaşı Uğur’da olduğunu, soruşturma aşamasında verdiği beyanda karışıklık olduğunu anlayıp düzeltmek için emniyete gittiğini ancak görevliler tarafından mahkemeye çıkarıldığında anlatırsın dendiğini belirttiği, istinaf dışı sanık U.F. aracı kendisinin kiralamakla birlikte aracı 05.01.2012 tarihinde saat 17:00 sıralarında arkadaşı olan sanık …’e verdiğini, aracı kiraladıklarında sağ ön koltuk yaslanma yerinde yırtıkların olduğunu ileri sürdüğü, tutanak düzenleyicisi kolluk görevlisi Ü.G.’nin tanık sıfatı ile alınan beyanında tutanak içeriğini doğruladığı” belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalardaki savunmaları, hakkında beraat kararı verilen diğer sanık U.F.’nin ve araç kiralayan A.G.’nin beyanları ile 05.01.2012 tarihli kolluk tutanağı, … raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinden yaklaşık 15 gün önce kiralanan ve çoğunlukla sanığın kullanımında bulunan araç içerisinde gözle görünür vaziyette sahte baknotların ele geçirilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/794 Esas, 2019/2921 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu sahte paraların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 17 nci maddesi ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/794 Esas, 2019/2921 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; Suça konu adli emanetin 2012/387 sırasında kayıtlı sahte banknotların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar kesinleştiğinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 17 nci maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.