YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16825
KARAR NO : 2012/10560
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkemliği bertaraf etmek ve sair alet kullanmak suretiyle hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Sanık … müdafiinin vekaletnamedeki açık yetkisine istinaden, 26.02.2007 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeden mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK’nın 492 ve 493. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların müştekinin işyerinin sağlam ve muhkem olan kapısını kırarak içeriye girip,kilitli kasayı özel kasa anahtarı,çelik tel ve sair alet kullanarak açmak isterlerken ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk kuvvetlerini görmeleri üzerine bir şey çalamadan yakalandıklarının anlaşılması karışısında; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-2-son, 61, 81/2 maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143, 35 gereğince uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
II-Kabule göre de;
1-Hükmün gerekçesinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi gereğince hüküm kurulacağı belirtilmesine rağmen,aynı kanunun 142/1-d maddesiyle hüküm kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
2-Sanığın, eylemlerinin hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımda yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.