YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16895
KARAR NO : 2012/18972
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü … hakkında kurulan Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2003 tarih, 2003/486 esas ve 2003/1174 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü … hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü müştekinin işyerine pimapen kapıyı tornaivda ile kanırmak suretiyle girerek, işyerinde bulunan kilitli masa çekmecesinin zorlamak suretiyle açarak burada buldukları çelik kasa anahtarı ile kasa içinden hırsızlık eylemini gerçekleştiren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak ve anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu; iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” müessesesi bakımından 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre usulüne uygun şekilde uzlaşma tekliflerinin yapılması ve uzlaşma sağlandığı takdirde sonucuna göre sanık yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.