Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/18196 E. 2012/21841 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18196
KARAR NO : 2012/21841
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Önceki ve sonraki yürürlüğe giren yasalarda lehe olanın uygulanıp hükümlü yararına olabilecek cezanın belirlenebilmesi için 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak “duruşma açılarak” yargılamanın sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün her iki müştekiye karşı eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1. maddesinde tanımlanan gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da suçunu da oluşturduğu gözetilerek, anılan gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçu yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 73/8 ve 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … (…) müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.