Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15577 E. 2021/12783 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15577
KARAR NO : 2021/12783
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.11.2020 tarihli ve 2018/5929 Esas, 2020/7353 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Taraf vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin … İli, … İlçesi, 59 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, komşu 59 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı bulunduğunu, davalının kendisine ait taşınmaz üzerinde davacının yurt dışında bulunduğu esnada yeni bir ev inşa ettiğini, bu binada müvekkile ait taşınmazın bulunduğu cepheye açılan pencere yapıldığı, yine davalının, taşınmazların arasına ara duvar yaptırdığını ancak yapılan bu ara duvarın tamamen davacıya ait parsel içerisinde kaldığını, bu nedenle elatmanın önlenmesini, ara duvarın kaldırılmasını, taşınmazın eski hale getirilmesini ve davacıya ait taşınmaz cephesine açılan pencerelerin kapatılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu taşınmazın içerisinde bulunan davalıya ait evin tescilli tarihi eser konumunda bulunduğunu, söz konusu evin davalı tarafından yasal izinleri alınmak suretiyle Tabiat Varlıkları Bölge Koruma Müdürlüğü tarafından kabul edilen proje ve aslına uygun olarak restorasyonunun gerçekleştirildiğini, davacının taşınmazına herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davalının iyi niyetli olduğunu, 4721 sayılı Yasa’nın 725. maddesi uyarınca, açılan davayı kabul etmemekle birlikte duvarın bulunduğu kısım davacının taşınmazına ait çıktığı takdirde davalının iyi niyetli olmasından dolayı taşan kısım açısından davalıya irtifak hakkının tanınmasını ya da söz konusu kısmın bedeli karşılığında davalı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacının açtığı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen tecavüzler doğrultusunda elatmanın önlenmesine, tecavüzlü kısımda bulunan taş duvar, üzerindeki tel çit, eve ilişkin kapalı çıkma ve saçağın yıkılarak taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. hüküm Dairemizce 18.11.2020 tarihli ve 2018/5959 Esas, 2020/7353 Karar sayılı ilamda belirtilen sebeplerle bozulmuştur.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal, eski hale iade ve savunma yoluyla ileri sürülen TMK’nin 725. maddesine dayalı temliken tescil istemlerine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nin 125/2. maddesine göre, davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.
Somut olayda, davacının dava konusu 59 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamını İlk Derece Mahkemesi kararının verilmesinden sonra 20.09.2018 tarihinde dava dışı Ramazan Arslan’a satış işlemi ile devrettiği anlaşıldığına göre, Mahkemece HMK’nin 125/2. maddesine göre işlem yapılması, davanın kayıt malikine ihbarı ile davayı takip edip etmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, bozma nedenine göre sair yönleri incelenmeksizin, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 18.11.2020 tarihli ve 2018/5959 Esas, 2020/7353 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.