Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24607 E. 2012/11736 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24607
KARAR NO : 2012/11736
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’in, suç tarihinde gündüz vakti mağdurun evine açık kimliği tesbit edilemeyen 3. kişi ile girdiklerinin belirlenmesi nedeniyle, sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinin ilk fıkrasının yanı sıra son fıkrası ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; tüm dosya kapsamına ve oluşa uygun kabule göre suça doğrudan katılan sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi ile uygulama yapılarak ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesi yerine, madde bakımından da kazanılmış hakkın bulunduğundan bahisle aynı Kanunun 65/3. maddesi ile uygulama yapılması, yine sanık …’ın tekerrüre esas alınan Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/86 E. ve 2002/20 sayılı mahkumiyet kararına ilişkin eski hükümlülüğünün 765 sayılı TCK’nın 86/9 maddesi uyarınca aynı cins sayılan dolandırıcılık suçundan verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 81/2. maddesinin uygulanması yerine, aynı maddenin 1. fıkrası ile uygulama yapılması ve cezasından aynı Kanunun 522/3. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nın 65/3. maddesinin; sanık … hakkında ise 765 sayılı TCK’nın 522/1. maddesinin uygulanmaması halinde belirlenecek olan ceza miktarları dikkate alındığında, sanıklar hakkında hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231 .maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklardan neden oldukları 32,66 TL. yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.