Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/4517 E. 2012/12659 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4517
KARAR NO : 2012/12659
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi tarafından konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması her durumda 765 sayılı TCK’nın lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesindeki suçun eğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b. maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi tarafından konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanığın yararına olan kanunun tespiti ile, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, sanığın adli sicil kaydında yazılı hükümlülüklerinin silinme koşulları değerlendirilerek, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.