YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8146
KARAR NO : 2013/1470
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair …Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2008 tarih ve 2008/28 Esas, 2008/65 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının hükmü “sonuç cezanın TCK.nın 61/6. maddesine aykırı olarak 2 yıl 1 ay yerine 25 ay olarak belirlenmesi” yönünden temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında koşulları bulunduğu halde TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında belirlenen 2 yıl 6 ay temel hapis cezası üzerinden aynı TCK.nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine, 25 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hükümde yer alan 5237 sayılı TCK.nın 62. maddesinin uygulanması ile sonuç olarak tayin edilen “25 ay” hapis cezasının, “2 yıl 1 ay” olarak belirlenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Sanık hakkında hürriyetten yoksun bırakmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünden hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine 25 ay belirlenmesinin
hukuka aykırı olduğundan söz edilerek sanık aleyhine temyiz edildiği, açık olmak ve çoğunluk görüşüne göre aleyhe bozma konusu yapılmakla birlikte, mahkemece TCK.nın 109/5. maddesinin karşı temyiz olmadığı gerekçesiyle eleştiri olarak karara yazılmasını hukuka uygun bulmadığımdan sayın çoğunluğun bu kanaatine katılmıyorum.