Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/4327 E. 2013/16428 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4327
KARAR NO : 2013/16428
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça konu semerin müştekinin dış dünyadan branda ve tahta ile ayrılmış, kapısı kilitli olan hayvan barınağından çalınması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 142/1-b. maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Müştekinin suçun işlenmesinden sonra şahsi araştırmalarıyla suça konu semeri sanığın evinin önünde görüp tanıdıktan sonra ele geçirilmesi amacıyla kolluğa konuyu bildirdiği, sanığın evine kolluk marifetiyle gidilip istendiğinde sanığın zorunluluk nedeniyle semeri iade ettiği anlaşılmakla; TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesinin “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” hükmünü taşıdığı, aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin (çocukların) cezai sorumluluğunun olmadığı, ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinin “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmünü içerip, aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu göz önüne alındığında yukarıda özetlenen âmir hükümler çerçevesinde cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1.a ve 5/1.b maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbirine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından suça sürüklenen çocuk hakkındaki “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1.a ve 5/1.b. maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbiri uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.