YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6689
KARAR NO : 2012/22124
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 18.09.2008 tarihli 2007/223 esas ve 2008/363 sayılı karar ile yoklukta mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın, sanığın 14.10.2008 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı huzurunda verdiği adrese tebliğ edildiği, bunun 7201 sayılı Tebligat Kanun’una göre usulüne uygun bir tebligat olmadığı halde bu sefer de 04.11.2008 tarihinde aynı Kanun’un 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirilip infaza verildiği, yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından sanığın savunmasının mahkeme yerine Cumhuriyet Savcılığı’nca alınan ifadesi ile yetinilerek karar verildiği gerekçesiyle karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, ancak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.02.2009 tarihli yazısıyla tebligatın usulüne uygun yapılmadığı bu nedenle de kararın henüz kesinleşmediğinin bildirilmesi üzerine, Mahkemece adres araştırması yaptırıldığı, yeni bulunan adreste sanığın oturmadığının tespit edilmesiyle kararın ilk tebliğe çıkarıldığı adres yerine, bulunan bu adrese Tebligat Kanun’unun 35. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın da usülüne uygun olmadığı, dosyanın, eksikliğin tamamlandığından bahisle tekrar Bakanlık’a gönderildiği ve yine tebligatın usule uygun olmadığının bildirildiği, 07.10.2009 tarihinde ise sanığa bizzat tebligatın yapıldığının anlaşılması üzerine 08.10.2009 tarihli sanığın temyiz talebini içerir dilekçesinin süresinde ve geçerli olduğuna karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın, tam saati belirlenemeyen bir zamanda şikayetçinin evinin ahşap olan kapısının kilit yuvasını kırmak suretiyle eve girip ziynet eşyası çalması şeklindeki eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından lehe olan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 66/4, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının suç tarihi olan 24.04.1999 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.