Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/4317 E. 2017/8472 K. 12.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4317
KARAR NO : 2017/8472
KARAR TARİHİ : 12.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Müşteki kurum görevlilerince suça konu iş yerinde 05/05/2008 tarihinde mühür kırılarak sayaç yerine galvaniz boru bağlandığının belirtilmesi, sanığın kovuşturma aşamasında 02/11/2012 tarihli ifadesinde suç tarihinde şirkette muhasebeci ve şirket müdürü olarak çalıştığını, şirketin büyük bir alana yayıldığını, tamamını kontrol etmesinin mümkün olmadığını, bildiği kadarıyla söz konusu boruyu iş yerinde personel müdürü olarak çalışan … … ile iş yerinde çalışan ustaların değiştirdiğini, 27/02/2013 tarihli ifadesinde ise iş yerinde kendisinin %1; … …..t ….’ ın ise %99 hisseye sahip olup iş yerinin asıl sorumlusunun bu kişi olduğunu beyan etmesi, …’ nin 2009/1608 Esas sayılı dosyası ile yaptığı yargılamada tanık olarak ifadesine başvurulan tutanak görevlisi … …’ nın beyanında tutanak düzenledikleri iş yerine her gittiklerinde başka bir kişiyi iş yerinin patronu olarak tanıttıklarını, suça konu tutanağın tanzimi sırasında da … ın patron olduğunun söylendiğini belirtmesi, Antalya Ticaret Sicili Memurluğu’ nun 13/02/2012 havale tarihli cevabi yazısında 11/01/2007 tarihinde tescili yapılan hisse devir sözleşmeleri ile 29/12/2006 tarih 2006/01 karar sayılı ortaklar kurulu kararına göre, devir işlemi neticesinde en son şirket ortaklarının 19 hisseye sahip … … … ile 1 hisseye sahip … olduğunun belirtilmesi karşısında; savunmalarda ileri sürülen hususlar ve tüm dosya kapsamı da dikkate alınarak, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması bakımından kolluk görevlileri aracılığıyla araştırma yapılarak komşu çevredeki iş yeri işletmecileri ve çalışanları ile suç tarihi itibariyle suça konu iş yerinde çalışan kişilerin tespit edilip, onlarla birlikte ayrıca beyanlarda isimleri geçen kişilerin beyanlarına başvurulması ile suça konu iş yerinin suç tarihinde kimin sorumluluğunda bulunduğu hususu kesin bir biçimde tespit edilip sonucuna göre suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılması halinde dava dosyalarının birleştirilerek yapılacak yargılama sonucunda sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığa ait adli sicil kaydında bulunan mühür bozma ve karşılıksız yararlanma suçlarına ilişkin hükümlülükler gözetildiğinde, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğranmasının önlenmesi bakımından, söz konusu hükümlülüklere esas davalar ile sanık hakkında açılan başkaca davalar da varsa araştırılıp, her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK’ nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılıp değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm yönünden, dosya içerisinde yer alan 10867 seri numaralı mühür kırma tutanağının 31/01/2006 tarihinde düzenlenmiş olması, Antalya Ticaret Sicili Memurluğu’ nun 13/02/2012 havale tarihli cevabi yazısı içeriğinden sanık …’ ın şirket müdürlüğü görevine 15/01/2007 tarihinde atandığının belirtilmesi ile dosya içerisinde başkaca mühürleme tutanağının da yer almaması karşısında; katılan kurumdan suça konu 05/05/2008 tarihli kaçak su tutanağından önce düzenlenmiş bir mühürleme tutanağı bulunup bulunmadığı sorularak; var ise dosyaya bir suretinin denetime elverişli şekilde getirtilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm yönünden, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere rapor aldırılıp ardından sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.