Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/26806 E. 2017/10442 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26806
KARAR NO : 2017/10442
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kuruma ait … Linyit sondaj kampında sondaj işçisi olarak 2005 Eylül-2012 Ekim ayları arasında kesintisiz olarak çalıştığını, çalışmasını taşeron şirketler nezdinde sürdürdüğünü, iş akdinin haklı neden gösterilmeksizin feshedildiğini, işyerinde 3 vardiya halinde çalışıldığını, 1,1,5 ayda bir kuyu bitimi olup yaklaşık 1 hafta süren kuyu bitimi nakliyesinde günde ortalama 4 saat fazla çalışma yapılmasına rağmen karşılığında ödeme yapılmadığını, dini bayramların 2 günü ile resmi tatillerin tamamında çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerinin bir kısmını kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı kurum vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının … Linyit aramaları sondaj kampında 03.10.2005-15.10.2005, 15.12.2005-31.12.2005, 01.01.2006-14.01.2006, 08.01.2007-04.02.2007, 01.01.2008-20.04.2008, 01.01.2009-01.04.2009, 01.01.2010-10.01.2010 tarihleri arasında 657 sayılı Kanun’un 4/c maddesine göre geçici personel statüsünde çalıştığını, çalışmasını taşeronlar nezdinde sürdüğünü belirterek husumet itirazında bulunmuş, davanın alt işverenlere ihbar edilmesini talep etmiş, davacının geçici personel olarak çalıştığı sürenin alt işveren şirketlerde geçen süre ile birleştirilemeyeceğini ve bu sürelerde işçi sayılmadığından iş kanununda belirlenen diğer kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücretinden yararlanılmasının mümkün olmadığını beyanla davacının işçilik hak ve alacaklarından idarenin sorumlu olmadığını, bu hususta münhasıran taşeron şirketlerin sorumlu olduğunu, idarenin asıl işveren sıfatından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili ise davacının iş akdinin davalı kurumun isteği üzerine sonlandırıldığını, kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretinin ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya kapsamında yer alan ve davalı … ile davacı arasında yapılan sözleşmelerin 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında geçici personele dair olmak üzere düzenlendiği tespit edilerek davacının 03.10.2005-30.04.2006, 01.03.2008-20.04.2008, 08.01.2009-24.03.2009, 01.01.2010-31.03.2010 tarihleri arasında davalı … bünyesinde çalıştığı dönemlerin (toplam 319 gün) İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği, alt işverenlerde 1665 gün çalıştığı (4 yıl, 6 ay 25 gün), davacının sondaj işçisi olarak yaptığı işin niteliği ve tüm çalışmasını davalı …’ya hasrettiği dikkate alındığında davalılar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren olarak nitelendirilmesi gerektiği, davacının hizmet süresi kapsamındaki alacaklarından devir nedeniyle … şirketinin asıl işverenle birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda ödenmesi gereken faiz mevduata uygulanan en yüksek faizdir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesinin alt işveren … Ltd. Şti. tarafından 22.10.2012 tarihinde feshedildiği anlaşılmakla 31.03.2010 tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Brüt 6.890,36 TL kıdem tazminatının 31/03/2010 akdin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “Brüt 6.890,36 TL kıdem tazminatının 22.10.2012 akdin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.