Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10847 E. 2006/14829 K. 14.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10847
KARAR NO : 2006/14829
KARAR TARİHİ : 14.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, davalıya ait …-Kemer’de bulunan taşınmazın satımına aracılık etmesi konusunda davalı ile aralarında sözleşme imzaladıklarını, gerekli satış ortamını hazırlayıp müşteri bulmak suretiyle davalıya ihtarname göndermesine rağmen davalının sözleşmede öngörülen süre dolmadan sözleşmeyi fesh ettiğini, sözleşmeden … alacağın tahsili amacıyla davalıya karşı takip başlattığını davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sözleşmede satış bedelinin gösterilmediğini ve sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı emlakcının bu … için her hangi bir emek sarf etmediği ve sözleşmede satış bedelinin gösterilmemiş olmasının sözleşmeyi geçersiz kıldığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan 1.6.2005 tarihli sözleşmede satış bedelinin gösterilmemiş olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Bu konuda her hangi bir yasal düzenleme de yoktur. Anılan sözleşmenin 2. maddesinde “mülk sahibi veya vekili bu aşamadan sonra bu aktin konusu olan gayrimenkulün satılması için üçüncü kişilerle akit yapamaz. Ayrıca kendisi de satamaz. Aksi halde … komisyoncusuna satış bedelinin %6 sına karşılık gelen meblağı ödemeyi kabul ve taahhüt eder” yazılıdır. Nitekim davacı da sözleşmenin bu hükmüne dayanarak tapuda satış bedeli olarak gösterilen 1.440.000 YTl.nın %6 na tekabül eden 86.400 YTL.nin ve bunun işlemiş faizinin tahsili için takipte bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen uzatılmış süre dolmadan davacı davalıya 4.7.2003 gününde gönderdiği ihtarnamesinde taşınmaza alıcı bulduğunu belirtip görüşme yapmak üzere bürosuna davet etmiş davalı ise gönderdiği 7.7.2003 tarihli cevabi ihtarnamesinde sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle iadesini istemiş ve 8.7.2003 tarihinde de taşınmazını üçüncü şahsa satmıştır. Bu durumda davacı talebinde haklıdır. Ne var ki az yukarıda açıklanan sözleşme hükmü BK. 158/1 maddesinde yer … seçimlik ceza … niteliğindedir. Davacı da tercih hakkını ceza … yönünde kullanmıştır. Hal böyle olunca mahkemece BK 161/son maddesi hükmünce cezanın fahiş olup olmadığı objektif esaslar doğrultusunda incelenmeli, davacının uğrayacağı zarar tutarına göre gerektiğinde adalet ve hakkaniyet ilkelerine göre indirim yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.