Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12611 E. 2007/734 K. 29.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12611
KARAR NO : 2007/734
KARAR TARİHİ : 29.01.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R

Davacılar, murisleri … adına kayıtlı telefon için Mart 2001 döneminde 1.597.600.000 TL, Nisan 2001 döneminde ise 8.173.600.000 TL borç tahakkuk ettirildiğini, fatura bedelinin çok büyük kısmının 900’lü hatlara ait olduğunu, abonelik tesis edilirken 900’lü hatlar bulunmamasına rağmen davalının bu hatların hizmete girmesinden sonra 900’lü hattı kendiliğinden hizmete açtığını, telefonu kullanan davacı …’nin 85 yaşında olup bu hatlarla konuşma yapmasının mümkün olmadığını belirterek Nisan dönemine ait faturadan 8.170.391.500 TL, diğer faturadan dolayı 1.581.648.700 TL borçlu olmadıklarının tesbitini istemişlerdir.
Davalı, abonenin sorumluluğunda bulunan telefondan yapılan konuşmalardan abonenin sorumlu olduğunu, tesis tarihinde 900’lü hatlar kullanılmadığı için Genel Müdürlüğün talimatı doğrultusunda ayrıntılı fatura veren santral sistemine bağlı telefonların doğrudan bu hatlara açıldığını, davacılara ait telefonunda bu nedenle 900’lü hatlara açık hale geldiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların murisi … adına kayıtlı olan telefona ilişkin abonelik sözleşmesinin 5.6.1978 tarihinde tesis edildiği, aboneliğin tesis edildiği bu tarihte 900’lü hatların kullanılmadığı, sözleşmede bu hatlara ilişkin herhangi bir bölüm ve hüküm bulunmadığı, dava konusu telefonun sonradan 900’lü hatlara açıldığı anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasındada ihtilafsızdır. Hemen belirtmek gerekirki, sözleşme ve abonelik tesis edilirken bulunmayan 900’lü hatların, abone sahibi veya mirasçılarınca daha sonraki tarihte açılması talep edilmeden, doğrudan doğruya davalı kurumun tasarrufu ile konuşmalara açılması halinde davalı kurumunda sorumluluğunun bulunduğunun kabulü zorunludur.
Mahkemece öncelikle, dava konusu telefondan yapılan normal konuşmalardan abonelik tesis sahibi veya mirasçılarının sorumlu olacağı kabul edilerek, sözleşme anında bulunmayan 900’lü hatların kullanıma açılması için abone veya mirasçıları tarafından talepte bulunup bulunmadığı belirlenmeli, böyle bir talebin bulunmaması halinde davalı kurumunda B.K’nun 98. maddesinin atıfta bulunduğu 44. madde hükmü uyarınca müterafik kusurunun var olduğu kabul edilmeli, davalı kurumun müterafik kusuru nedeniyle sorumluluğunun oran ve miktarı gerekirse konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle mahkemece takdir ve tesbit edilip, tesbit edilen bu bedelin 900’lü hatlara yapılan konuşmalara ait miktardan mahsubu ile hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 29.1.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.