YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14697
KARAR NO : 2007/2610
KARAR TARİHİ : 26.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete muhtelif tarihli banka havaleleri ile 122.815.00 YTL. ödünç para gönderdiğini, davalının aldığı bu paralara karşılık kendisine 30.3.2005 keşide tarihli 60.000 YTl.bedelli çek verdiğini, ancak çek bedelini ve diğer bakiye borcuda ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından ibraz edilen protokolde taraf olmadıkları için kendilerini bağlamadığını, davacı tarafından yapılan havalelerin cari hesaptaki diğer hesaplarla ilgili bulunduğunu, bu cari hesaptan kastının ticari anlamda bir cari hesap olmadığını savunarak davanı reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının gerekçeli inkar da bulunduğu davacının paraları ödünç olarak gönderdiğini ispat edemediği, protokolün ve çekin davacıyı haklı göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-… 67/2 maddesi uyarınca itirazın iptali davası açan davacının aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için, davacı alacaklının icra takibini yapmakta haksız ve kötüniyetli olması zoruludur. Bir başka değişle icra takibi yapmakta haksız olan davacı alacaklının aynı zamanda kötüniyetli olması halinde aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir. Şayet alacaklı davacı aynı zamanda kötüniyetli değilse sadece davanın reddedilmesi ve bu bağlamda icra takibinin haksız olması nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda davacının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmemiştir ve bu nedenle de davacı aleyhine tazminata hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine %40 tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarını reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasının bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (koşulları oluşmadığı için davalının inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.