YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15117
KARAR NO : 2007/2776
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4822 sayılı yasa gereğince borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı borçlusu olduğu davalı bankaya borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, ancak fahiş miktarda borç çıkarıldığını … sürerek borç miktarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında borcun ödendiği ve icra dosyasının infazen kaldırıldığına dayanılarak konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı banka tarafından aleyhine yapılan icra takibi üzerine 4822 sayılı yasa nedeniyle borç miktarının tespiti için eldeki davayı açmış, kararın temyiz incelemesinde araştırmaya yönelik olarak bozulması sonrasında ,Mahkemece davanın borcun davacı tarafça icra dairesine ödendiği gerekçesi ile konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davacının borcun konusu kalmadığına dair bir talebi olmadığı gibi, davanın konusu; davalı tarafça istenen miktarda borcu olmadığının tespitine yöneliktir. Yasal dayanak İİK 72. maddesidir.Aynı maddenin 6. fıkrasında ”Menfi tespit davası devam ederken borcun ödenmesi halinde davaya istirdat davası olarak devam edileceği” hükmü bulunmaktadır.Davacının beyanına göre de icra dosyasına borcun tamamının ödendiği anlaşıldığından davanın İstirdat davası olarak görülmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca
2006/15117-2007/2776
mahkemece bozma doğrultusunda işin esasına girilerek, temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana alacağa temerrüt tarihinden borçlunun bankaya başvurduğu tarihe kadar %50 faiz uygulanması, bu dönem içerisindeki ödemelerde ödeme tarihlerine göre B.K. nun 84. maddesi gözetilerek hesaplamada değerlendirmeye alınması gerekir. Bu şekilde oluşan toplam alacağa davalı banka tarafından yapılan icra takip harç ve giderleriyle buna ilişkin vekalet ücreti banka sigorta muamele vergisi ve tahsil harcı uygulanmak suretiyle davacının borcunun varlığı belirlenerek varsa fazla ödediği kısmın iadesine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.