Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8288 E. 2006/12133 K. 20.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8288
KARAR NO : 2006/12133
KARAR TARİHİ : 20.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … Karaçorlu avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sol gözünde görme azlığı nedeniyle davalı doktora muayene olduğunu derhal ameliyat edilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine 10.07.1999 ve 25.09.1999 tarihlerinde davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ameliyattan önce böyle bir ihtimalden hiç bahsedilmemiş olmasına rağmen, davalı doktorun hata ve kusuru nedeniyle, ameliyat sonrasında göz bebeğinin tamamen kaybolarak görme yeteneğini kaybettiğini,tedavi imkanı bulunmayan gözü ve içinde bulunduğu ağır durum için 80.000.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Yüksek Sağlık Şurasından alınan rapora dayanılarak davalı doktorun kusursuz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, davacının sol gözündeki görmenin azalması üzerine davalı doktor tarafından yapılan ameliyat sonrasında görme yeteneğini kaybettiği nedenine dayanan manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ilişki vekalet aktidir. Vekil,
vekalet görevine konu iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından … zararlardan sorumludur. Vekil (BK.390/2 md.) işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan dahi sorumludur. (BK.321/1 md) O nedenle vekil konumunda olan ve davacıyı tedavi eden doktorun bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmesi gerekir. Hükme dayanak alınan Yüksek Sağlık Şurası Raporunda, Ankara Üniversitesi tıp fakültesi göz hastalıkları Ana bilim dalı başkanlığının görüşü doğrultusunda,davacının sol gözüne ileri derecedeki proliferatif diabetik retinopati nedeni ile 10.09.1999 ve 25.09.1999 tarihlerinde iki defa vitreoretinal cerrahi uygulandığı,hastalık ile ilgili tanı konan ameliyat endikasyonları uygulanan cerrahi teknik,takip ve bilgilendirme ile ilgili hiçbir ihmal,hata,eksik,ve kusur bulunmadığını hastalığın yapısı gidişi ve evresi gereği yapılan tüm girişimlere rağmen bu tip olumsuz sonuçların oluşabildiğini ,tedavileri yapan“Prof.Dr…. … nun kusursuz olduğuna” ibareleri ile davalıya atfı kabil kusur bulunmadığını bildirmiş ise de, bunun gerekçeleri tam ve doyurucu değildir.
Kaldı ki, Yüksek Sağlık Şurası 11.4.1928 gün ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı icrasına dair Kanunun 75.maddesindeki açık hüküm nedeniyle, CMUK.nun 66/3 maddesi anlamında kendisine başvurulması zorunlu olan bir bilirkişi durumunda ise de, hukuk davalarında HUMK.276/2 maddesinde öngörülen nitelikte, resmi bilirkişi değildir. Mahkeme Yüksek Sağlık Şurasına başvurup başvurmamakta serbesttir ve onun raporuyla bağlı bulunmamaktadır. (HUMK.madde 286) Eş söyleyişle, hukuk davalarında, mahkemelerin Yüksek Sağlık Şurası raporlarına itibar etme zorunlulukları yoktur.
Mahkemece yapılacak iş, yüksek sağlık şurası raporu ile ameliyat öncesi ve sonrası tüm gözlem raporları, tetkik sonuçları, ameliyat raporu buna ilişkin, tahlil sonuçları vs.ile birlikte davacının rahatsızlığı,yaşı ve diğer rahatsızlıkları birlikte değerlendirildiğinde böyle bir cerrahi operasyonda belirlenecek risk oranına göre hastanın aydınlatılmış rızasının alınıp alınmayacağı konusunda gerektiğin de hastanın da bizzat sevki suretiyle, Üniversitelerin Anabilim Dallarından seçilecek konularında uzman doktorlardan oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek davalıya atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı konusunda gerekçeli, dayanaklarını gösterir, taraf ve yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınması ve ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:1. Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine 2. bentte açıklanan nedenlerle Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 20.9.2006 gününde oybiliğiyle karar verildi.