Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8990 E. 2006/12120 K. 19.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8990
KARAR NO : 2006/12120
KARAR TARİHİ : 19.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 31.1.2002 tarihli sözleşme ile kendisine ait mecuru davalılara 6 yıllığına kiraladığını, aylık kiranın 390 USD olarak kararlaştırıldığını, aktin yapıldığı tarihten beri doların yükselmediğini belirterek aylık kiranın 1.600.000.000. Tl olarak uyarlanmasını istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; Aylık kiranın 1.120,00 YTL olarak uyarlanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kendisine ait mecuru , 31.01.2002 tarihli kira sözleşmesi gereğince 6 yıl süreyle aylık 390 Dolar kira bedeli ile kiraladığı uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme ile kararlaştırılan aylık 390 Dolar kira bedelinin günün ekonomik koşulları altında çekilmez hal alması ve böylece işlem temelinin çökmesi olgusuna dayalı kira parasının uyarlanması isteğine ilişkindir. Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa – pacta sund servenda) ilkesi hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Karşılıklı borç doğuran akitlerde, taraflardan biri için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan ortaya çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, borçlu (denge aleyhine bozulan taraf) sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.
Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun … ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke, … hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Sözleme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında var olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede, büyük ölçüde bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak ve adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (MK.nun 2.4 mad.) kaidesine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebus Sic Stantibus – Beklenemeyen hal şartı – sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.
Ülkemizde yıllardır süren enflasyon eşya fiyatlarındaki beklenenin üzerindeki artışlar, Türk parasının yabancı paralara karşı sürekli değer kaybetmesi toplumun yaşamını ağırlaştırmakta ve huzursuzluk kaynağı olmaktadır. İşte bu açık olgu karşısında kiralayan mal sahiplerine enflasyonun rizikolarından korunmak amacıyla dövize endeksli kira sözleşmeleri düzenledikleri bir gerekçedir. Devalüvasyon ve ekonomik krizlerin bir anda oluşmadığı, belli ekonomik dar boğazlardan sonra meydana geldiği de bilinen bir gerçektir. Davacı bu sözleşmeyi kurarken döviz ile ödeme yapılmasını kabul etmekle uyarlama şartının sözleşme içerisinde olduğunu kabul etmiş sayılmaktadır. Yabancı para karşısında sürekli değer kaybeden Türk Parası yerine döviz ile sözleşme yapan davacının alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması da kabul edilemez. Döviz ile kiraladığına göre dövizin artışı gibi dövizin durağanlığı halinin de öngörüldüğünün kabul edilmesi ve Davacının bunu tahmin etmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Ayrıca döviz ile ödenmesi esas alınan sözleşmede uyarlama şartının varlığı halinde uyarlamanın döviz ile yapılması gerekirken mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 19.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.