Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4235 E. 2007/10793 K. 18.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4235
KARAR NO : 2007/10793
KARAR TARİHİ : 18.09.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 21.9.2005 gününde bir diz üstü bilgisayar satın aldığını, aynı gün XP proğramının kurulmadığını ve harddiskinin çalışmasında sorun olduğunu tespit ettiğini, davalıya başvurusundan ve ihtarından sonuç alamadığını, ileri sürerek ödenen 1.580,00 YTL’nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davaya konu bilgisayara Windows XP işletim sisteminin kurulamadığı, ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı gerekçe gösterilmek ve 22.11.2006 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ayıplı ürünün iadesine, ödenen 1.580.00 YTL ürün bedelinin iade tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davaya konu … Siemens Amila Pro V 2040 marka diz üstü bilgisayarı 21.9.2005 günlü fatura ile davalıdan satın almış, aldığı bu ürünü kullanamaması ve beklediği faydayı sağlayamaması nedeniyle de mevcut ayıpları … … sıralamak suretiyle “ihtarname” başlıklı tarihsiz yazısı ile ürünün iadesini ve ödediği bedelin 3 gün içerisinde tahsilini istemiş, davalının 28.9.2005 günlü olumsuz cevabi yazısı üzerine de önce Tüketici Sorunları Hakem Heyetinden karar almış, sonra da … bu davasını 2007/4235-10793
açmıştır. Hükme esas alınan 22.11.2006 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça anlaşılacağı gibi davaya konu diz üstü bilgisayara XP işletim sistemi kurulamamakta ve tüketici konumunda olan davacı aldığı tarihten itibaren bu üründen yararlanamamaktadır. Ürünün elinde bulunması da ona herhangi bir maddi katkı sağlamamaktadır. 4822 Sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerden önce T.K.H.K 4/2 maddesi hükmüne göre; “Tüketici ayıplı malı geri vererek ödediği bedelin iadesini isteyebilir; ayrıca ayıp nedeniyle uğradığı her türlü zararın tazmin edilmesini de isteyebilir.” Anılan yasanın 4/5 maddesi hükmüne göre de “ayıplı hizmetin yeniden görülmesi imkansızlaşmışsa veya amaca aykırı sonuçlar doğuracak nitelikte ise, bedel iadesinede tüketicinin ayıplı hizmetten sağladığı fayda kadar indirim yapılır.” ifadeleri yer almaktayken, 4822 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra bu ifadeler değiştirilmiş ve tüketicinin ayıplı malı iade yükümlülüğü ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda tüketicinin ayıplı malı iadeye hazır olduğunu ve ödediği bedeli geri istediğini bildirmesi temerrüt için yeterli kabul edilmelidir. (Prf.Dr. İ…. … Tüketici Hukuku 3. Baskı sh. 186) Dolayısıyla ayıplı ürünün davacı yedinde bulunması ve davalı satıcıya teslim edilmemiş olması temerrüt tarihinden itibaren faiz istenmesine engel teşkil etmez. Aksinin kabulü 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun temel felsefesine ters düşer. Hal böyle olunca satış bedeli olan 1.580,00 YTL’na temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir. Bu yönün gözardı edilerek iade tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte acıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 73.20 YTL kalan harcın davalı tarafa yükletilmesine, 18.9.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasında, bilgisayar satışına ilişkin sözleşmede bilgisayarın ayıplı çıkması nedeniyle, davacının (Alıcı) 4077 Sayılı Kanunun 4/2 maddesi gereği sözleşmeden dönme bedel iadesi hakkını kullandığı, bu talebin yasaya uygun olduğu dosya içeriği ile sabit olup, davacı bilgisayarı iade … ile satış bedelinin iadesini isteyebilir. Bu konuda mahkeme ile dairemiz arasında uyuşmazlık yoktur. Nitekim mahkemece bilgisayarın iadesine satış bedeli 1.580.00 YTL’nın davalıdan (satıcı) tahsiline bilgisayarın iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Dairemizin … çoğunluğu, davacının satış bedelinin iadesi için çektiği ihtarname ve 4077 Sayılı Kanunun tüketicinin korunması amacıyla çıkarılmış olmasını gözeterek, bilgisayar henüz iade edilmediği halde ihtarname tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
B.K.’nun 101. maddesi “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre borçlunun temerrüde düştüğünün kabulü için a)Muaccel bir alacak olmalı b)borçluya ihtarname çekilmelidir. Bu iki koşul birlikte gerçekleşmedikçe temerrüt oluşmaz.
Somut uyuşmazlıkta, satıcıya bedel iadesi için ihtarname çekilmiştir. Ancak satış bedelinin iade borcu muaccel olmamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere davacı (Alıcı) sözleşmeden dönme hakkını kullandığına göre, bedelin iadesini isteyebilmesi için ayıplı bilgisayarı davalıya (satıcı) iade etmekle yükümlüdür.
Bilgisayar iade edildiği takdirde satış bedelinin iadesi borcu muaccel hale gelecektir. Bilgisayar iade edilmediği sürece satış bedelinin iadesi istenemeyecektir. … çoğunluk mahkemenin bilgisayarın geri verilmesi … ile bedelin iadesine dair hükmünü usul ve yasaya uygun bularak bozma nedeni kabul etmemiştir. Diğer bir deyişle satıcının bedel iadesi borcunun bilgisayar iade edildiğinde muaccel hale geleceğini kabul etmiştir. Davacı halen bilgisayarı iade etmediğinden davalının bedel iadesi borcu muaccel hale gelmemiştir. Bu durumda bilgisayarın iadesine ilişkin yükümlülük yerine getirilmediği için bedel iadesi istenemediğine göre bunun fer’i olan faizinde istenmesi mümkün değildir. Aksinin kabulü temerrüt müessesinin temel ilkelerine aykırı bir sonuç doğurur. Her ne kadar davacı ihtarnamesinde bilgisayarı iadeye hazır olduğunu bildirmişsede, bilgisayarı fiilen iade etmemiştir. Halen davacının zilyedliğinde ve tasarrufunda bulunduğu sabittir. Davalının ayıplı bilgisayır almaktan imtina ettiği kabul edilse dahi davacının bilgisayarı iade yükümlülüğü ortadan kalkmaz. Bu durumda davacının yapması gereken … BK. 91 ve 92 maddeleri gereğince mahkemeden tevdi mahalli tayini isteyip, ayıplı bilgisayarı buraya tevdi etmesi gerekir. Davacı yasadan … bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
… çoğunluk temerrüt faizinin ihtarname tarihinden başlatılmasına gerekçe olarak 4077 Sayılı Kanunun tüketicinin korunmasını amaçladığını, temel felsefesinin bu olması nedeniyle faizi ihtarname tarihinden başlatılmasının amaca uygun düştüğünü göstermiştir. 4077 Sayılı Kanunun tüketiciyi koruma amacıyla çıkarıldığı ve bu konuda B.K.’dan ayrı tüketiciyi koruyan bazı düzenlemelere yer vermiştir. Örneğin ayıp ihbar süresini 30 güne çıkarmış, ayıplı malın ücretsiz tamirini talep hakkını getirmiştir. Ancak temerrüt konusunda B.K. dan ayrı bir düzenleme yapmamış, 30. uncu madde ile bu kanunda hüküm bulunmaması hallerinde genel hükümlerin uygulanacağını kabul etmiştir.
Bu açıklamalar gözetildiğinde, davacının bilgisayarı iade etmediği veya satıcı bilgisayarı almaktan imtina ettiğinde tevdi mahalli tayini ile bilgisayarı buraya teslim etmedikçe bedel iadesi konusuda muaccel bir alacağı doğmayacağından, alıcı satış bedeline temerrüt faizi isteyemez. Mahkemenin ayıplı bilgisayarın iadesi tarihinden faize hükmetmesi usül ve yasaya uygun olup, … çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.18.9.2007