Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5583 E. 2007/9625 K. 05.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5583
KARAR NO : 2007/9625
KARAR TARİHİ : 05.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 26 nolu bağımsız bölümün davalıya 50.000 DM bedelle satılması konusunda anlaştıklarını, taşınmazın tapuda davalı adına intikalini sağladığını, aralarında düzenlenen harici sözleşme gereğince dairede bulunan eksik işlerin de kendisi tarafından tamamladığı halde davalının satış bedelinden bakiye 18.000 DM’yi ödemediğini ileri sürerek 18.000 DM’nin karşılığı olan TL’nin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satış bedelinden bakiye borcunun 18.000 DM değil 15.000 DM olduğunu, aradaki 3.000 DM’lik kısmı davacının isteği ve bilgisi ile dava dışı … adlı şahsa ödediğini, davacının üstlendiği işlerle ilgili bir takım giderler yapmak zorunda kaldığını, ancak satışın anahtar teslim yapıldığı halde dairenin oturma ruhsatı alınmadığı için bakiye bedeli ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.449,41 YTL’lik kısma yapılan itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazla talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden %40 tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında “..davalı tarafından 3.000 DM ayrıca ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de bu iddiası yazılı belge ile ve yemin delili ile de kanıtlanamadığından..” Denildiği halde hüküm kısmında; hükme 2007/5583-9625
esas alınan bilirkişi raporunda, davalının savunduğu 3.000 DM ödemenin yapıldığı kabul edilirse bakiye 15.000 DM’den davalı yanca yapılan masraflar düşülmek suretiyle bulunan 9.449,41 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Bu suretle hükmün gerekçe kısmı ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kararın gerekçesi ile hüküm sonucunun birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan … ilkesini zedeler. Bu durumda, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, mahkemece, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 5.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.