YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5053
KARAR NO : 2007/9214
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 18.2.1987 tarihli vekalet akdi ile davalının avukatı olduğunu, 27.2.2002 tarihli fesih ihbarı ile vekalet akdinin fesh edilip azledildiğini, Avukatlık Kanununda 2.5.2001 tarihinde yapılan değişiklik ile 19.2.1987 tarihli vekalet akdinin geçerli olmadığını, takip ettiği dava ve icra takiplerine yönelik Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak ücreti olarak fazlasını saklı tutup 10 961 000 000 TL nin 12.6.2002 ihbar tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 7.2.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam 23.877,00 YTL nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile 19.2.1987 tarihli vekalet akdi yapıldığını,ancak davacının dosyaları gereği gibi takip etmediğini, bazı dosyaların düşmesine, kazanılmış hakların kaybına sebep olduğunu, davacının aylık ücretinin aksatılmadan ödendiğini, sözleşme gereği hasma tahmil edilen ücretin bankaya ait olduğunu, 3 adet icra dosyasının haricen tahsil edilip davacıya ücretinin ödendiğini, haklı azil sebebiyle ve bankanın açtığı takiplerden dolayı davacının kendilerinden ücret isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne , 12.771,64 YTl nin 12.6.2002 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2007/5053-9214
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, vekalet ücret sözleşmesinin feshi nedeniyle hak ettiği avukatlık ücretinin, 19.2.1987 tarihli sözleşmenin Avukatlık Kanununda 2.5.2001 tarihinde yapılan değişiklikle geçersiz olduğu gözetilerek Avukatlık Asgari ücret Tarifesi üzerinden hesaplanarak tahsiline karar verilmesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı Tarsus 2. icra müdürlüğünün 1997/2889-2890 ve Tarsus 1. İcra müdürlüğünün 2001/2421 sayılı dosyalarındaki alacağın haricen tahsil edildiğini ve davacıya da ücretinin ödendiğini ileri sürmüş,davacı ise bu ödemeyi kabul etmemiştir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının cevaba cevap dilekçesinde bu iddiaya açıkça itiraz etmediği gerekçe gösterilerek bu takiplerdeki ücretin haricen ödendiği kabul edilmiş ise de; davacı cevap dilekçesini kabul etmediğini bildirdiği gibi, açıkça haricen ödemeyi kabul etmediğini de ileri sürmüştür. Hal böyle olunca davalının haricen ödeme iddiasını yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalı bu iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığına göre bu takipler için de davacıya avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi düşünce ile bu kısım talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda bir kısım icra takiplerini davalı bankanın kendisinin açtığı ve davalının bu takiplerden dolayı vekalet ücreti alamayacağı gerekçe gösterilerek bu takipler hakkında davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği görülmüştür.Dosyada mevcut Tarsus 1. icra Müdürlüğünün 2001/2411-2413-2422-2425 ve 2429 sayılı dosyalarında takibin davalı banka tarafından yapıldığı ancak davacının vekaletnamesini koyarak takibe katıldığı ve kıymet taktiri yaptırdığı görülmüştür.Aynı icra müdürlüğünün 2001/2515 sayılı icra dosyasında davacının sadece vekaletnamesinin bulunduğu başkaca her hangi bir işlem yapılmadığı, 2435 sayılı dosyanın ise dosya içeriğinde bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece bilirkişiden alınacak rapor ile davacının sonradan takip ettiği icra dosyaları için feshe kadar olan emek ve mesaisi gözetilerek vekalet ücretinin hesaplanması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken bu takiplere yönelik talebin tümden reddedilmiş olması da bozma nedenidir.
2007/5053-9214
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 28.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.