Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9750 E. 2007/14390 K. 29.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9750
KARAR NO : 2007/14390
KARAR TARİHİ : 29.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.12.2004 vadeli senedi davalı … ve …’ın davalı …’e verdiğini, …’in de ciro edip kendisine verdiğini, icrada kambiyo senedi vasfı taşımadığından takibin iptal edildiğini ileri sürerek senet bedeli 19.000,00 YTL nin vade tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve …, senedin adi belge vasfında olduğunu,ciro yolu ile geçmesinin mümkün olmadığını, senet bedelinin inşaat işi yapılarak ödendiğini, bedelsiz kaldığını, senedin vadesinin 30.12.2005 olup henüz vadenin de gelmediğini savunarak davanın reddini dilemiş, davalı … ise davalıların yüklenici olarak kendi arsasına kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bina yaptıklarını, 40.000,00 YTL ye kendisinden daire satın aldıklarını, 19.000,00 YTL senet verdiklerini , 21.000,00 YTL için eksik kalan işlerin yapılması için anlaşıldığını, eksik kalan işlerin tamamlandığını ancak senet bedelinin ödenmediğini eşinin rahatsızlığı nedeni ile kardeşi olan davacıdan 10.000,00YTL borç para aldığını, karşılığında senedi ciro edip verdiğini, senet tarihinin 2004 yılı olmasına rağmen 2005 yazıldığını görünce davalılara söyleyip düzelttiğini bildirmiştir.
Mahkemece senette tahrifat yapılmış olmasına ve davalı … beyanı ile senet bedelinin davacıya ödendiğinin bildirilmiş olmasına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’ın isminin karara … olarak yazılmış olması maddi hataya dayanmakta olup her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına ve kambiyo senedi vasfını kaybetmiş belgenin ciro yolu ile devir edilmesinin mümkün olmamasına göre davacının … ve … ‘a yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı …, son celse dükkanını satarak davacıya borcunu ödediğini bildirmekle davacıya borçlu olduğunu kabul etmiştir. Davalı … her ne kadar borcunu ödediğini bildirmiş ise de, buna ilişkin belge sunamadığı gibi, davacının da buna ilişkin bir kabulü yoktur. Hal böyle olunca mahkemece …’a yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının … ve … hakkındaki temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.