YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11083
KARAR NO : 2010/4654
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … …, davacı vekili avukat …’e çıkarılan davetiyenin bila tebliğ edildiği görüldü. Davalı vekili avukat duruşma isteğinden vazgeçtiğini bildirdiğinden incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, muhtelif zamanlarda davalıya hukuki hizmetler verdiğini, ancak bir kısım hukuki danışmanlık ve hizmet bedellerinin ödenmediğini, bu konuda düzenlenen 4 adet faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, serbest meslek makbuzlarına konu hizmeti almadıkları gibi, hukuki hizmet ya da danışmanlık talebinde de bulunmadıklarını, faturaları tebliğ aldığı ileri sürülen kişilerin şirketi temsile yetkili olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı, avukat olduğunu, davalıya serbest meslek makbuzlarına konu hukuki hizmetlerin verilmesine rağmen, davalının bu hizmetlerin bedelini ödemediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış; davalı ise, böyle bir hukuki hizmet talebinde bulunmadıklarını ve serbest meslek makbuzlarına konu hizmeti almadıklarını savunmuştur. Mahkemece, davalı şirketçe tebliğ alınan yazıların içeriğine göre, davacının hukuki hizmet verdiği ve davalı tarafından faturalara itiraz edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan yazışmalar, davacının davalıya gönderdiği belgelerden ibaret olup; serbest meslek makbuzlarına konu hukuki hizmetin verildiğini ve danışmanlık yapıldığını ispata tek başına yeterli değildir. Bu durumda, davacı vekil, serbest meslek makbuzlarına konu hukuki hizmet ve danışmanlığın verildiğini ve süresini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece, davacı ve davalının bu yöne ilişkin tüm delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yönlerin göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 250.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.