Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/18125 E. 2013/16954 K. 09.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18125
KARAR NO : 2013/16954
KARAR TARİHİ : 09.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde dahili davalı … A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı Güröz Ltd. Şti. vekili, davacının 04.12.2006-26.04.2011 tarihleri arasında müvekkili işyerinde çalıştığını, müvekkili işyeri ile Yapı Kredi Bankası arasındaki sözleşme gereği davacının Gebze Şubesine bilgi giriş elemanı olarak görevlendirildiğini, davacının mesai saatleri içinde cep telefonu ile konuşması ve mesajlaşması, sosyal paylaşım sitesinde banka aleyhine küçük düşürücü yazışmalar yapması sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A. Ş. vekili, davalılar arasında 06.08.2008 tarihli destek elemanı hizmet alım sözleşmesi uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulduğunu, davacının bu sözleşme kapsamında işyerinde destek elemanı olarak çalıştığını, iş akdinin diğer davalının almış olduğu karar neticesinde feshedildiğini, bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının bankayı söylediği sözlerle alenen aşağıladığını doğruluk bağlılık ve sadakat hükümlülüğüne aykırı davrandığından işe iade talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Bozma ilamına uyarak taraf teşkilini sağlayan mahkemece, feshin haklı veya geçerli sebebe dayandığı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli ya da haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinde destek elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işveren tarafından sosyal paylaşım sitesinde banka aleyhine küçük düşürücü yazışmalar yapması gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir. Davacının sosyal paylaşım sitesinde Yapı Kredi Bankasının reklamındaki kelimeleri kullanarak “bedavaaa atıyos, tutuyos, yerleştiriyos, çekiştiroyos, hak yiyos, sömürüyos, eziyos, yalakalık yapıyos, kelimelerinden oluşan bir reklam yapsa Yapı Kredi yeterince ilgi çeker” şeklindeki yazıları ile asıl işveren olan bankanın kurumsal imajını zedeler nitelikte görüldüğünden, doğruluk, bağlılık, ahlak ve iyi niyet kuralına aykırıdır. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Hal böyle olunca davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.