Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15099 E. 2010/2502 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15099
KARAR NO : 2010/2502
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, kardeşi olan davalı ile birlikte 15.6.1996 tarihli sözleşme ile dava dışı müteahhit tarafından yapılacak olan binadan birer adet daire satın aldıklarını, müteahhitin işi bırakması nedeniyle dairelerin tamamlanıp teslim edilemediğini, Almanya’da işçi olarak yaşadığından, daire nedeniyle … olduğu bedelin tahsili için davalıya 26.12.1989 tarihli vekaletname verdiğini, yurt dışında olduğu sırada davalının, arsa sahibine karşı açmış olduğu davada, mahkemeye sahte bir temlikname ibraz etmek suretiyle, sözleşmeden kaynaklanan tüm alacağın kendisi adına karar altına alınmasını sağladığını, bu durumu öğrenince davalıyı 8.9.2006 tarihinde vekaletten azlettiğini ileri sürerek, davalının tahsil ettiği miktardan kendisine düşen hisse bedeli olan 85.000,00 YTL’nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının alacağını kendisine temlik ettiğini savunarak, davanın gerek zamanaşımı, gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı arsa sahibi arasında … 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/703 E. sayılı dosyası üzerinden görülen davada, temliknamenin geçerli kabul edilerek kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddinde karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut olan, davacı ve davalının alıcı, dava dışı müteahhit … Limited Şirketinin satıcı, arsa sahibi …’nın ise satıcı olarak imzalamış oldukları 15.6.1996 tarihli sözleşme ile, müteahhit şirket tarafından yapılmakta olan binanın 13 no’lu dairesinin Davacıya, 14 no’lu dairesinin ise davalıya satıldığı, satış bedellerinin ödendiği, arsa sahibinin de sözleşme nedeniyle sorumlu olduğu, davalının, sözleşmeye aykırılık iddiası ile dava dışı arsa sahibine karşı … 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/703 E. sayılı dosyası üzerinden tazminat davası açtığı, yargılama sırasında davacının imzasını taşıyan 15.10.1996 tarihli temliknameyi ibraz ederek, gerek kendisinin satın almış olduğu 14 no’lu, gerekse davacının satın almış olduğu 13 no’lu daire için ödenen satış bedelleri toplamı olan 4.500.000.0000 TL’nin tahsilini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek hükmün kesinleştiği, kesinleşen ilam gereğince alacağın tahsili için başlatılan takipte ödemelerin devam ettiği anlaşılmakta olup, davacı, davalı ile birlikte alıcı sıfatıyla imzalamış oldukları satış sözleşmesinden doğan alacaklarını davalıya temlik etmediğini, … 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/703 E. sayılı dosyasına ibraz edilen temliknamedeki imzanın da kendisine ait olmadığını ileri sürerek, tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, … 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada, temliknamenin geçerli olduğunu kabul edilerek kesinleştiği belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı anılan davada taraf olmadığından, davacı yönünden olayda kesin hüküm veya kesin delil söz konusu değildir. Bu nedenle davacı tarafından kabul edilmeyen 19.10.1996 tarihli temliknamenin geçerli olup olmadığı, imzanın davacıya ait olup olmadığı incelenip değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, temliknamedeki imza inkar edilmiş olmasına, kesin hüküm veya kesin delil de söz konusu olmamasına rağmen, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA. peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.