Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16231 E. 2010/5736 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16231
KARAR NO : 2010/5736
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmenreddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait taşınmazlar üzerine davalı lehine dava dışı …. Bankasına adına ipotek kurulduğunu,bu ipoteğin kaldırılması için … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu dava sonucu verilen karar ile ipoteğin kaldırılması için 14.280 TL ödediğini,bu bedelin davalıdan tahsili için icra takibi yaptığını,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu,haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,asıl alacak miktarı olan 14.280 TL kısım için itirazın iptaline,asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın
2009/16231-2010/5736
gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 Esas sayılı dosyasına konu karar gereğince davalı lehine yapılan ipoteğin kaldırılması için … Bankasına … olduğu bedelin,davalıdan tahsili için icra takibi yapmış ve davalının itirazı üzerine bu davayı açmıştır.Söz konusu davada ipotek verilen banka ile birlikte lehine ipotek tesis edilen …’da davalı olarak yer almış olup,sözkonusu dosya kapsamında davacı tarafından ipoteğin kaldırılması amacıyla davalı lehine yapılan ödeme tarihinden itibaren davacı temerrüt faizi isteyebilir. Öyle olunca mahkemece, hükmedilen alacağa ödeme tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Harçlar Kanunun 29/3. maddesinde “İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir.”şeklinde düzenleme yapılmış olup,davacının dava dilekçesinde yer alan mahkeme harçlarına mahsup edilmesi yönündeki talebi dikkate alınarak peşin alınan harcın mahsubu gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2). (3) ve (4) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 578.32 Tl kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 192.80 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26,4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.