Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10949 E. 2011/25 K. 11.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10949
KARAR NO : 2011/25
KARAR TARİHİ : 11.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … ’a ait olan, … …, … Sitesindeki 23 no’lu villayı satın aldığını, villanın bulunduğu sitede yüzme havuzu, çocuk parkı, basket ve voleybol alanları ile güvenliğin bulunduğunu, ancak villayı satın aldıktan sonra, havuzun siteye ait olmadığını, “… Sitesini Güzelleştirme Derneği”ne 5000 Dolar ödeyip, Dernek üyesi olması halinde havuzdan faydalanabileceğini öğrendiğini, durumu davalılara bildirdiğinde, dernek üyeliğini ve havuzdan yararlanma hakkını kendisine devredeceklerini taahhüt ettiklerini, ancak bu taahhütlerini yerine getirmediklerini, adı geçen Derneğe 5.000 USD karşılığı 6.240,00 TL üyelik ücretini ödemek suretiyle havuzdan yararlanma hakkını elde ettiğini, … olduğu bedel kadar davalılardan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile imzalanan satış protokolünde, Dernek üyeliği ya da havuzdan yararlanma hakkının da devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacıya borçlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalıların Eyüp 3.İcra Müdürlüğü’nün 2008/7640 esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin devamına, inkar
2010/10949-2011/25
tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı, satın almış olduğu davalılardan … ’a ait olan villanın bulunduğu sitedeki yüzme havuzundan yararlanmak için, dava dışı “… Sitesini Güzelleştirme Derneği”ne ödemek zorunda kaldığı üyelik ücretinin tahsilini istemiş, davalılar ise, davacıya Dernek üyeliğinin devredileceğine dair bir taahhütlerinin bulunmadığını savunmuşlar, mahkemece de, herhangi bir gerekçe belirtilmeden, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anayasanın 141/III maddesi gereğince mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yapılması zorunludur. HUMK.nun 388/3. maddesinde de, mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiği açıklanmıştır. Somut olayda mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, davanın kabul edilme gerekçesi belirtilmemiş, “tüm dosya kapsamına göre” şeklinde genel bir ifade kullanılmıştır. Oysa ki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, Anayasa hükmü gereğince zorunlu olduğundan, mahkemece gerekçesiz bir şekilde ve usulün 388/3 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 564.30 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.