Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13447 E. 2011/2480 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13447
KARAR NO : 2011/2480
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalını yapımını üstlendiği taşınmazdan bir adet daire satın aldığını, dairedeki su tesisatından kaynaklanan arıza nedeniyle, dairenin su altında kalarak zarar gördüğünü, oluşan zarar nedeniyle 7.090,00 TL maddi, 10.000,00 l manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dairedeki su sızıntısının davalı tarafından taktırılan kombiden kaynaklandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “”Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar”” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya 2010/13447-2011/2480
yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı (satıcı)’nın, davacıya (alıcı) daire sattığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Görevle ilgili hususlar kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilir. Öyle olunca Mahemece, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı vermesi gerekir. Aksi düşüncelerle yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 90,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.