YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/934
KARAR NO : 2011/2185
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının Tüketici Kredisi kullandığını, borç taksitlerinin süresi içinde ödemediğini, hesabın kat edildiğini ve icra takibi başlattığını, borçlunun asıl alacağa, işlemiş faiz miktarı ve oranına itirazı sonucu icra takibinin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, talep edilen asıl alacak miktarı, yıllık faiz oranı ve işlemiş faiz miktarında herhangi bir fazlalık bulunmadığını, bu nedenle itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının kullandığı tüketici kredisi taksitlerinin aksatılması nedeniyle, kat ihtarı gönderilerek takip başlatıldığını, davalının başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinde temerrüt için, “ tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi yanında bir haftalık
2011/934-2185
süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması” gerektiğine ilişkin düzenleme getirilmiş olup, mahkemece davacı bankanın bu hükme uymadan, hesabı kat ettiğinin açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı yasının 10. maddesini değiştiren 4822 sayılı yasa, 6.3.2003 tarihinde kabul edilmiş olup, 14.6.2003 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Bu madde emredici bir hüküm olup usulüne uygun çekilmeyen ihtar ile davacının temerrüde düştüğünden bahsedilemez. Dolayısı ile çekilen ihtar hüküm doğurmaz. O halde vadesi gelmeyen taksitlerin muaccel olduğu kabul edilemez. Davalı ancak muaccel olan alacaklarını isteyebilir. Hal böyle olunca mahkemece taraflardan bu konuya ilişkin delilleri sorulup, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerin belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.