Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15118 E. 2011/4057 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15118
KARAR NO : 2011/4057
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılardan …, oğlu ve gelini olan diğer davacıların düğünü için davalı Şoförler ve Otomobilciler Limited Şirketine ait düğün salonunu bu davalı ile yaptığı sözleşme ile kiraladığını, sözleşmeye göre dışarıdan fotoğraf ve video çekiminin yapılamayacağı, salonu kiralayan şirketin anlaşmalı olduğu diğer davalı şirket tarafından bu hizmetin verileceğinin kararlaştırılması rağmen düğüne ait video kasetlerinin hatalı çekilmesi nedeniyle teslim edilemediğini ileri sürerek … İhsan yönünden 207.00.TL maddi ve 5.000.00.TL manevi, Sinan ve Hacer için 10.000.00′ er.TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Sinan ve … bakımından aktif husumet yokluğundan, … Limited Şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davacı … yönünden 205.00.TL maddi ve 2.000.00.TL manevi tazminatın Şoförler ve Otomobilciler Limited Şirketinden tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’ ün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar … ve … yönünden; Dava, davalılar tarafından davacılar Sinan ve …’ ün evlenme merasimleri ile ilgili video çekiminin sağlıklı olarak yapılamaması ve bu merasimde yaşanılanları gösteren video kasetinin davacılara teslim edilemesi nedeniyle açılan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bu davacılar yönünden sözleşmede taraf olmamaları 2010/15118 2011/4057
nedeniyle aktif husumet yokluğundan, davalı … Ltd. Şti. Yönünden pasif husumet yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmişse de, Borçlar Kanunu’ nun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı Kanun’un 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Sözleşme hükümlerine aykırılık hallerinde, bu aykırı davranış, eğer kişilik haklarını ihlal etmişse ve Borçlar Kanununun 49. maddesinde öngörülen koşulların varlığı sabit olursa, o takdirde manevi tazminata hükmedilebilir. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir. Davacılar Sinan ve Hacer Öncel’ in düğün merasimi için davacı …’ ün davalı Şoförler ve Otomobilciler Limited Şirketine ait düğün salonunu bu davalı ile yaptığı sözleşme ile kiraladığı, yapılan sözleşmede, dışarıdan fotoğraf ve video çekiminin yapılamayacağı, salonu kiralayan şirketin anlaşmalı olduğu diğer davalı şirket tarafından bu hizmetin verileceğinin kararlaştırılmasına rağmen bu davacıların evlenme merasimleri ile ilgili video çekiminin davalılar tarafından sağlıklı olarak yapılamadığı ve bu merasimde yaşanılanları gösteren video kasetinin davacılara teslim edilemediği, davalılar ile davacılar … ve … arasında sözleşme ilişkisi olmamasına rağmen davacı … tarafından bu davacıların düğün merasimi için onlar adına davalı Şoförler ve Otomobilciler Hizmet İşletmeleri ltd. Şti. Arasında sözleşme yapılması ve davalıların sözleşme gereğince yapmak zorunda oldukları video çekimini sağlıklı bir şekilde yapmayarak, video kasedini davacılara teslim etmemelerinden dolayı, öncelikle ve doğrudan doğruya davacılar Sinan ve …’ ün şahsiyet haklarının hukuka aykırı olarak ağır bir şekilde zarar gördüğü dosya içeriği ile anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalıların kusurlu eylemlerinin davacılarda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahiplerinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi, saldırının niteliği göz önüne alınarak davacılar yararına davalılar aleyhine makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı …’ ün temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı … ve … yararına BOZULMASINA, 16.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.