Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4010 E. 2010/13887 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4010
KARAR NO : 2010/13887
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Davalı bankadan aldığı araç kredisi neticesinde ….. plakalı aracına 15/06/2006 tarihinde Fortisbank tarafından sigorta yaptırıldığını, 15/06/2007 tarihinde biten sigortasını …. Fortisbank olmak üzere farklı bir firmadan yenilediğini, ancak davalı bankanın farklı bir firmadan yapılan poliçeyi kabul etmediğini, 2’nci yıl için kendiliğinden sigorta poliçesi keserek bedelinin bankada bulunan kendisine ait hesaptan tahsile başladığını belirterek, Fortisbank ….. Şubesinin kestiği sigorta poliçesinin iptaline, hesabından kesilen sigorta poliçe peşinat ve taksitlerinin iade edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Banka ile davacı arasında kullanılan taşıt kredisine istinaden kredi sözleşmesi akdedildiğini, 39 SK 871 plakalı aracın kullanılan krediden dolayı bankaya rehinli olduğunu, dolayısıyla bankanın gerekli göreceği her türlü rizikolara ve olağanüstü hallere karşı banka lehine olarak ve bankanın dilediği sigorta şirketine sigorta ettirilmesini ve daha önce sigorta yaptırılmış ise buna ait poliçelerin bankaya devredilmesini müşteriden isteyeceğini ve banka prim ve masrafları müşteriye ait olmak üzere kendisi veya muhabir adına sigorta da yaptırabileceğinin imzalanan kredi sözleşmesinin 11. Maddesinde düzenlendiğini, şube tarafından sözleşme hükümlerine dayanarak rehinli aracın kaskosunun 24/07/2007 tarihinde yenilendiğini, bu tarihe kadar müşterinin yeni bir poliçeyi bankaya ibraz etmediği gibi bilgilerini dahi müvekkili bankaya bildirmediğini müşterinin 03/09/2007 tarihinde başka sigorta şirketinden yaptırdığı kasko poliçesini şubeye ibraz ettiğini şube tarafından da kendisine poliçesinin yenilendiğinin bildirildiğini belirterek, bu nedenle poliçeyi süresinde şubeye ibraz etmemek suretiyle poliçenin yenilenmesine sebep olan davacının davasının reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, Davacının davasının kabulü ile, Taraflar arasında yapılan 24/07/2007 tarihli sigorta poliçesinin iptaline, Davacının mükerrer sigorta poliçesi nedeniyle ödediği 1918,22 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin ticari niteliği bulunmayan bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında aktedilen kredi sözleşmesi dosya içerisinde yer almamakla birlikte, dosya içerisinde mevcut, davacı tarafından yaptırılan 15.06.2007 başlangıç tarihli, Maximum Ticari Kasko Poliçesi başlıklı belgenin incelenmesinde; kredi sözleşmesine ve poliçeye konu aracın cinsinin Kapalı Kasa kamyonet olması da dikkate alındığında, mahkemece kredi sözleşmesine konu aracın ticari nitelikte bulunup bulunmadığı araştırılarak, tespit edilecek sonuca göre öncelikle görev hususun düşünülmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2)Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenler ile davalı tarafından temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 28.55 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.